Uluslararası basın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun iç ve dış baskılar arasında sıkışan siyasi geleceğini ve Orta Doğu'daki diğer kritik başlıkları mercek altına aldı.
Mediapart: Netanyahu kendi kazdığı kuyuya düştü
Fransız Mediapart sitesi, Netanyahu'nun karşı karşıya olduğu siyasi açmazı "kendi stratejisinin kurbanı" olarak niteledi. Siteye göre İsrail Başbakanı, siyasi geleceğini tehdit eden çok yönlü baskılar arasında sıkışmış durumda.
Mediapart'ın analizinde, Netanyahu'nun yıllardır siyasi konumunu güçlendirmek için kriz yönetimine bel bağladığı ancak bugün kendi tercihlerinin sonuçlarıyla kuşatıldığı belirtiliyor. Özellikle sonbaharda yapılması planlanan parlamento seçimleri yaklaşırken, izlediği stratejinin hareket alanını ciddi şekilde daralttığı vurgulanıyor.
Fransız yayın kuruluşu, Netanyahu'nun zor bir denklemle karşı karşıya olduğunu yazdı: Washington'ı memnun etme çabası hükümet içindeki aşırı sağcı ortakların tutumlarıyla çatışabilirken, koalisyon ortaklarının taleplerine yanıt vermek uluslararası baskıları artırabilir. Mediapart, İsrail Başbakanı'nın kendi elleriyle hazırladığı siyasi bir tuzakta olduğu yorumunu yaptı.
El Cezire'nin uluslararası basın turunda aktardığına göre Netanyahu, İran karşısında taviz verdiği gerekçesiyle içeride sert eleştirilere maruz kalıyor ve tırmanışı sürdürmesi isteniyor. Aynı zamanda ABD yönetimi Tahran'la gerilimin düşürülmesini talep ediyor. Her iki taraf da Netanyahu'nun hükümet koalisyonunun ayakta kalması için bağımlı olduğu ortaklar konumunda.
Haaretz: Batı Şeria'da toplu cezalandırma sürüyor
İsrail gazetesi Haaretz'de Gideon Levy imzasıyla yayımlanan makalede, İsrail'in Batı Şeria'da Gazze'dekine benzer bir toplu cezalandırma politikası izlediği öne sürüldü.
Levy, Gazze savaşının sonuçlarının yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını, uygulanan tedbirler, kısıtlamalar ve sürekli tırmanış yoluyla Batı Şeria'ya da yayıldığını belirtti. Yazara göre bu politika, Filistinlilerin herhangi bir silahlı eylem gerçekleştirmesinden önce dahi onları topluca cezalandırma esasına dayanıyor.
New York Times: ABD-İran geriliminde ateşkes belirsizliği
New York Times ise Washington ile Tahran arasında yeniden yükselen gerilimi, iki taraf arasındaki ateşkes anlaşmasının muğlaklığıyla ilişkilendirdi.
Gazetenin aktardığı analist yorumlarına göre, anlaşmanın geçmesini sağlayan esnek ifadeler her iki tarafa da farklı yorumlama kapısı açtı. Washington seyrüsefer serbestisini koruduğunu düşünürken Tahran, geçiş garantisinin geçici olduğunu savunuyor ve seyrüsefer yönetiminde daha büyük rol ve geçiş ücreti talep ediyor.
Guardian: Lübnan anlaşması uluslararası adaleti engelleyebilir
İngiliz Guardian gazetesi, Lübnan ile İsrail arasında varılacak nihai bir anlaşmanın uluslararası adalet yollarını kapatabileceği uyarısında bulunan insan hakları savunucularının görüşlerine yer verdi.
Haberde, çerçeve anlaşmanın çatışmaların durdurulması ve uluslararası hukuki süreçlerle bağlantılı maddeler içerdiği belirtildi. Bu durum, mağdurların ve insan hakları örgütlerinin savaş sırasında ihlal gerçekleştiren sorumluları uluslararası mahkemeler önünde takip etme çabalarının kısıtlanabileceği endişelerini doğurdu.