Bacacı Yatırım Holding tarafından İstanbul Finans Merkezi'ndeki Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen "Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi", Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın katılımıyla başladı.

Zirvenin açılışında konuşan Kacır, jeopolitik ve stratejik kırılmaların küresel ekonomide yön arayışını güçlendirdiğini söyledi. Kacır, serbest ticaret anlayışının yerini giderek korumacılığın öne çıktığı bir ekonomi yaklaşımına bıraktığını belirtti.
Ülkelerin üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesini milli egemenliğin ayrılmaz parçası olarak gördüğünü ifade eden Kacır, küresel ekonominin ağırlık merkezinin batıdan doğuya kaydığını dile getirdi. Kacır, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrar, araştırma-geliştirme faaliyetleri, yüksek katma değerli üretim ve nitelikli insan kaynağı politikalarıyla bu döneme hazırlandığını kaydetti.
Kacır, son 23 yılda yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modeliyle milli gelirin 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşındığını söyledi. Aynı dönemde yıllık ürün ihracatının 36 milyar dolardan 283 milyar dolara yükseldiğini belirten Kacır, Türkiye'nin Çin'den Orta Avrupa'ya uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından önde gelen ihracatçı ülkeler arasında bulunduğunu ifade etti.
Yeni teşvik sistemiyle Milli Teknoloji Hamlesi, üretim altyapısının ikiz dönüşümü ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara destek verdiklerini aktaran Kacır, yatırım taahhütlü avans kredisi programında yeni bir uygulama başlattıklarını bildirdi.
Kacır, teşvik belgeli imalat sanayi yatırımlarına yönelik uygulamada stratejik projelere doğrudan kaynak sağlanacağını söyledi. Yatırım tutarı 100 milyon liranın üzerindeki diğer projelerde ise yatırımın ilerleme seviyesi, organize sanayi ve endüstri bölgelerindeki gerçekleşme ile yatırımcının araştırma-geliştirme faaliyetlerinin dikkate alınacağını belirten Kacır, kredilerin bir yılı anapara ödemesiz olmak üzere 5 yıl vadeli ve Merkez Bankası politika faizinin yüzde 70'i düzeyinde finansman maliyetiyle sunulacağını açıkladı.

Yüksek teknoloji yatırımları için 30 milyar dolarlık hedef
Kacır, Türkiye'yi yeni teknoloji yatırımları için daha güçlü bir merkez haline getirmek amacıyla HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı'nı uyguladıklarını söyledi. Program kapsamında teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesine katkı sağlayacak yatırımlara uygun finansman koşulları ve yatırım alanları sunulduğunu belirtti.
Batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgar türbini, çip, savunma teknolojileri, veri merkezi, yapay zeka ve endüstriyel robotik üretimi ile büyük ölçekli araştırma-geliştirme merkezlerine yönelik çağrılarla ileri teknoloji üretim gücünün artırılmasının hedeflendiğini aktaran Kacır, 2030'a kadar 30 milyar dolar devlet desteğiyle yatırımların hayata geçirilmesinin planlandığını söyledi.
Kacır, yüksek katma değerli üretimin yanı sıra çevreye duyarlı ve kaynakları verimli kullanan sürdürülebilir bir üretim yapısı oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti. Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefi kapsamındaki çalışmalarını birleştirecek modellerin, sanayinin yeşil dönüşümü açısından önemli olduğunu belirtti.
Dünya Bankası işbirliğiyle yürütülen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi ve Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi kapsamında sanayicilere, küçük ve orta büyüklükteki işletmelere ve yeşil teknoloji girişimlerine 1 milyar doların üzerinde finansman sunulduğunu kaydeden Kacır, Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu ile 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlanması için adım attıklarını söyledi.
Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında her şehir için dört öncelikli alan belirlendiğini belirten Kacır, imalat sanayisi, madencilik, tarım, turizm ve sağlık yatırımlarıyla yerel potansiyelin harekete geçirileceğini dile getirdi.

Girişimcilik ekosistemi ve Terminal İstanbul
Kacır, teknoloji girişimlerinin yeniliği hızla hayata geçirme ve teknolojiyi ekonomik değere dönüştürme kapasitesiyle değişimin ön saflarında yer aldığını söyledi. Türkiye'den küresel ölçekte rekabet edebilecek teknoloji girişimlerinin çıkmasını ve büyümesini sağlayacak bir girişimcilik ekosistemi kurmayı hedeflediklerini belirtti.
Turcorn 100 Programı kapsamında yüksek potansiyelli girişimlere yatırımcı erişimi, uluslararasılaşma, mentorluk ve stratejik işbirlikleri alanlarında destek sağlandığını aktaran Kacır, Terminal İstanbul'un tüm işlevleriyle 2027'de açılacağını açıkladı. Kacır, Terminal İstanbul ekosistemine 14 ülkeden çok sayıda uluslararası paydaşın dahil olduğunu söyledi.
"Dijital Şirket" uygulamasıyla teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin dijital platform üzerinden yürütüleceğini belirten Kacır, sanal ofis hizmetiyle kuluçka aşamasındaki girişimcilerin mali yüklerinin azaltılacağını ifade etti. Kacır, Türkiye'nin yatırımlar, girişimler ve yetenekler için daha güçlü bir merkez haline geleceğini söyledi.
Karahan: Fiyat istikrarı yatırımlar için zemin oluşturuyor
TCMB Başkanı Fatih Karahan, küresel gelişmelerin enerji ve emtia fiyatlarında artışa, taşımacılık maliyetlerinde yükselişe ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açtığını belirtti. Küresel büyümenin zayıfladığı dönemde küresel enflasyonda artış görüldüğünü söyleyen Karahan, artan belirsizliklerin enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyen tedbirler alındığını aktardı.
Karahan, sıkı para politikasıyla iç talepteki yavaşlamanın belirginleştiğini ve para politikasının doğrudan etkilediği kalemlerde enflasyonun daha yavaş arttığını söyledi. Enflasyonun ana eğiliminde mart-haziran döneminde yükseliş görüldüğünü, temmuzdan itibaren ise yeniden gerileme başladığını belirten Karahan, şokların etkisinin hafiflemesiyle dezenflasyon sürecinin hız kazanacağını ifade etti.
Yıllık enflasyonun 2024 Mayıs'ında yüzde 75,5'e yükseldiğini, eylülde ise yüzde 29,7'ye gerilediğini belirten Karahan, enflasyonun ana eğiliminin aynı ayda yüzde 23,7 seviyesinde bulunduğunu söyledi. Karahan, ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyretmesinin, arz yönlü baskıların azalması halinde dezenflasyonun hızlanarak devam edebileceğine işaret ettiğini dile getirdi.
Karahan, eylülde enerji grubu dışında kalan tüm ana gruplarda yıllık enflasyonun geçen yıla göre gerilediğini belirtti. Hizmet grubunda yıllık enflasyonun 7 puan azalarak yüzde 37,7'ye, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ise geçen yılki yüzde 36,1 seviyesinden yüzde 27,6'ya indiğini söyledi.
Fiyat istikrarının belirsizlikleri azaltarak yatırım ve üretim için daha elverişli bir ortam oluşturduğunu vurgulayan Karahan, enflasyonun gerilediği 2004-2019 döneminde yıllık ortalama yatırım büyümesinin yüzde 7,8'e yükseldiğini belirtti. Karahan, sıkı para politikasıyla dezenflasyonun sürdüğü 2025'te yatırımların yeniden daha güçlü arttığını ifade etti.
Karahan ayrıca yüksek enflasyon dönemlerinde verimlilik göstergelerinde düşüş görüldüğünü, 2022-2024 döneminde tarım dışı sektörlerde çalışan başına üretimin yıllık ortalama binde 4 gerilediğini söyledi. Enflasyonun gerilediği 2025'te ise sanayi başta olmak üzere tarım dışı sektörlerde verimlilik artışında toparlanma izlendiğini belirten Karahan, verimlilik artışının reel sektörün sürdürülebilir büyüme kapasitesini ve firmaların şoklara karşı dayanıklılığını desteklediğini kaydetti.