Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin büyümeyi sürdürdüğünü belirterek dezenflasyon mücadelesinden vazgeçmediklerini söyledi. Şimşek, Orta Vadeli Program'ın temel hedefinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ve mali disiplinin korunacağını ifade etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu, dünyanın farklı bölgelerinden merkez bankası başkanları ve üst düzey politika yapıcıların katılımıyla başladı. Şimşek, forumun açılışında küresel ekonomideki gelişmeleri ve Türkiye'nin ekonomi politikalarını değerlendirdi.
Dezenflasyon ve büyüme vurgusu
Şimşek, savaşın etkisiyle dezenflasyon sürecinin bu yıl kısmen yavaşladığını ancak fiyat istikrarı hedefinden geri adım atılmadığını söyledi. Türkiye ekonomisinin, ticaret ortaklarının yaklaşık yüzde 1,5 büyüdüğü geçen yıl yüzde 3'ün üzerinde büyüdüğünü belirten Şimşek, son 25 yıldaki yıllık ortalama büyümenin yüzde 5,5'e yaklaştığını kaydetti.
Türkiye'nin ekonomik büyüme hikayesinin gücünü koruduğunu belirten Şimşek, Merkez Bankasının politika faizinin yanı sıra miktarsal sıkılaşma ve seçici kredi sıkılaştırması uyguladığını anlattı. Maliye politikasında da hareket alanı bulunduğunu belirten Şimşek, kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yaklaşık yüzde 22, bütçe açığının ise yüzde 3'e yakın seviyede olduğunu söyledi.
Küresel riskler ve Türkiye'nin yaklaşımı
Şimşek, küresel ekonomide tedarik zincirlerindeki aksamalar, emtia ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, ticarette korumacılık, yüksek borçluluk, yaşlanan nüfus, iklim değişikliği ve yapay zekanın önemli sınamalar oluşturduğunu ifade etti.
Çatışmaların ve gerilimlerin yoğunlaştığı bir dönemden geçildiğini belirten Şimşek, Türkiye'nin yaklaşımını çatışmalardan uzak durmak ve barışa yatırım yapmak şeklinde açıkladı. Türkiye'nin makrofinansal istikrarı öncelediğini belirten Şimşek, Merkez Bankasının sıkılaşmaya gittiğini, maliye politikasının da görece sıkı tutulduğunu ancak şokların etkisini azaltmak için mali alanın kullanıldığını söyledi.

Doğu ve Güneydoğu için büyüme hedefi
Şimşek, Terörsüz Türkiye sürecinin ekonomik kazanımların yanı sıra bölgesel entegrasyona ve refaha katkı sağlayacağını belirtti. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerin çoğunda yaş ortalamasının yaklaşık 25 olduğunu ifade eden Şimşek, bölgenin altyapısına önemli yatırımlar yapıldığını söyledi.
Bölgenin Türkiye'nin yeni büyüme lokomotifi olma döneminin geldiğini belirten Şimşek, genç nüfusun ve altyapı yatırımlarının ekonomik potansiyeli desteklediğini kaydetti.
Savunma harcamaları ve sanayi yatırımları
Şimşek, çatışmaların sürdüğü bir ortamda savunma alanına yatırım yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek yakında Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak 2027 bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını açıkladı.
Türkiye'nin son 20 yılda savunma alanında önemli yatırımlar yaptığını belirten Şimşek, 1990'larda dünyanın en fazla savunma sanayisi ürünü ithal eden beş ülkesi arasında bulunan Türkiye'nin bugün en büyük 10 ihracatçı arasına girmeye yaklaştığını söyledi. Savunma projelerindeki araştırma ve geliştirme büyüklüğünün 100 milyar doların üzerinde olduğunu, yaklaşık 1.400 ürün geliştirme projesinin sürdüğünü bildirdi.
Ulaştırma, enerji ve hizmet ihracatı
Türk Hava Yollarının dünyada en fazla noktaya uçan şirket konumunda bulunduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin bağlantısallığını güçlendirmeye yönelik yatırımların sürdüğünü söyledi. Orta Koridor'un inşa edildiğini ve bu girişimin komşu ülkeleri alternatif koridorlara yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirten Şimşek, Kalkınma Yolu Projesinin de aynı çerçevede değerlendirildiğini ifade etti.
Enerji arz güvenliğinin kritik önem taşıdığını belirten Şimşek, Türkiye'nin doğal gaz, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınmasına yönelik boru hatlarına uzun süredir yatırım yaptığını söyledi. Elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 60'a yaklaştığını belirten Şimşek, COP31'in ev sahibi olarak elektrifikasyon oranını yüzde 23'ten yüzde 35'e çıkarmayı hedeflediklerini ve bu sayede enerji ithalatına bağımlılığın azalacağını kaydetti.

Türkiye'nin ticarette korumacılığa karşı 54 serbest ticaret anlaşmasını yürürlükte tuttuğunu belirten Şimşek, üç anlaşmanın onay sürecinin devam ettiğini söyledi. Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi ve Kanada ile müzakerelerin sürdüğünü ifade etti.
Şimşek, Türkiye'nin hizmet ihracatında rekabetçi konumda bulunduğunu ve turizm gelirlerinin son 25 yılda dolar bazında dokuz kat arttığını belirtti. Gelecek 10 yılda turizm gelirlerini yaklaşık iki kat daha artırmayı hedeflediklerini söyleyen Şimşek, uluslararası akreditasyona sahip 50'den fazla sağlık kuruluşu bulunduğunu ve Türk dizilerinin hizmet ihracatında dünyada üçüncü sırada yer aldığını kaydetti.
Borçluluk ve reform gündemi
Küresel borçluluk oranlarının yüksek olduğunu belirten Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde ortalama borçluluk oranının yaklaşık yüzde 230, Türkiye'de ise yüzde 90 civarında bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 22 olduğunu belirten Şimşek, bu göstergenin mali alan bulunduğuna işaret ettiğini ifade etti.
Şimşek, Türkiye'nin mevcut konumunu reformlarla güçlendirmeyi hedeflediğini belirterek Kamu İhale Reformu, mali kuralların güçlendirilmesi ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri yönetişim reformunu gündemdeki başlıca alanlar arasında sıraladı.
Genç nüfusun Türkiye için avantaj oluşturduğunu belirten Şimşek, kadınların iş gücüne katılımının artırılmasının kişi başına düşen milli gelir bakımından gelişmiş ekonomilerle aradaki farkın kapatılmasına katkı sağlayacağını söyledi. Yapay zeka alanında teknolojik altyapının geliştirildiğini, 5G+ altyapısına yönelik yatırımların tamamlandığını ve fiber kapasitesinin genişletildiğini belirten Şimşek, büyük ölçekli veri merkezlerine yatırım çekmeye çalıştıklarını kaydetti.
Fon piyasalarındaki gelişmeler
Şimşek, son haftalarda fon piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin durumun kontrol altında olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin daha sağlıklı ve derin sermaye piyasalarının oluşturulmasına katkı sağlayacağını belirten Şimşek, şoklara açık küresel ortamda gerekli adımları atabilecek politika alanına sahip olduklarını ifade etti.
Yatırım ve dış ticaret hedefleri
Şimşek konuşmasında İstanbul'da Boğaz'ı geçen ve Pekin'i Londra'ya bağlayan 8 milyar dolarlık demir yolu yatırımına da değindi. Müteahhitlik sektöründe Çin'in ardından ikinci sırada bulunan Türkiye'nin, gelecek 10 yılda en az 1 trilyon dolar olacağını öngördüğü bölgesel yeniden imar sürecine katkı sunmayı hedeflediğini söyledi. Türkiye'nin uluslararası öğrenci sayısında dünyada altıncı sırada olduğunu belirten Şimşek, yapay zekânın enerji ihtiyacı için küçük modüler reaktörler dahil nükleer santraller planlandığını aktardı. Bakan, akaryakıt fiyatlarındaki artışın nihai ürünlere geçişini yavaşlatmak için mali alan kullanılmasaydı bu yılki bütçe açığının yüzde 2,5'e yakın olabileceğini de ifade etti.