Çin Halk Kurtuluş Ordusu ve Rusya Silahlı Kuvvetleri, Batı Pasifik'te askeri varlıklarını eş zamanlı hava ve deniz operasyonlarıyla sergiledi. Japon Denizi, Doğu Çin Denizi ve Batı Pasifik hattında icra edilen ortak stratejik hava devriyesi ile Tsushima Boğazı'ndan geçen savaş gemileri, bölgedeki güç dengesine ilişkin yeni bir tablo ortaya koydu.
11'inci Ortak Stratejik Uçuş
Çin devlet basınında yer alan haberlere göre, iki ülkenin 2019'dan bu yana gerçekleştirdiği ortak stratejik hava devriyelerinin sayısı 11'e ulaştı. Askeri uzman Jang Şiu-Fing, Global Times'a yaptığı değerlendirmede, bu yılki sortilerin iki temel özelliğine dikkat çekti.
Jang, ilk olarak bombardıman uçakları, avcı uçakları, elektronik harp uçakları, erken ihbar ve havada yakıt ikmal platformlarını entegre eden "bütünleşik sistem yaklaşımı"nın altını çizdi. İkinci olarak ise muharebe yüklü mühimmat, gelişmiş radar tespit ve karmaşa kabiliyeti ile sağlanan yüksek savaşa hazırlık seviyesine vurgu yaptı.
Tokyo ve Seul'den Anında Tepki
South China Morning Post'un (SCMP) aktardığına göre, Japonya ve Güney Kore hava kuvvetleri, son ortak devriyeye karşılık olarak muharip uçaklarını hızla kaldırdı. Tokyo yönetimi, Çin'e ait H-6 bombardıman uçakları ile Rus Tu-95'leri ve refakat eden avcı uçaklarını takip ettiğini teyit etti.
Bazı uçakların Doğu Çin Denizi'nden Batı Pasifik'e açılan hayati Miyako Geçidi'ni kullandığı belirtildi. Seul ise 10'dan fazla Çin ve Rus savaş uçağının hava savunma tanımlama bölgesine (ADIZ) girdiğini ancak egemen hava sahasının ihlal edilmediğini duyurdu. Bu durum, doğrudan angajman kurallarını aşmadan, yasal sınırda sürekli baskı oluşturmayı hedefleyen hesaplı bir hareket olarak değerlendiriliyor.
Tsushima Boğazı'nda Eş Zamanlı Deniz Geçişi
Deniz boyutunda ise dikkat çekici bir koordinasyon sergilendi. SCMP'nin haberine göre, Çin Donanması'na bağlı Tip 055 ve D-052 sınıfı destroyerlerden oluşan bir grup Tsushima Boğazı'ndan geçerek Doğu Çin Denizi'ne yöneldi. Aynı boğazdan kısa süre önce Çin'in Çingdao limanına dört günlük teknik bir ziyaret gerçekleştiren Rus Pasifik Filosu'na ait gemilerin de dönüş geçişi yaptığı Japonya Savunma Bakanlığı tarafından raporlandı.
Çinli ve Rus gemilerin aynı su yollarını ve stratejik boğazları art arda kullanması, Japonya'nın yakın sularındaki askeri faaliyetleri artırarak ortak bir baskı oluşturma kapasitesine yönelik ilan edilmemiş bir operasyonel koordinasyon örüntüsü olarak yorumlanıyor.
Japonya'nın İki Yönlü Stratejisi
Çinli askeri kaynaklar, Japonya'nın Çin uçak gemisi Liaoning'in etrafındaki tacizlerini, daha büyük bir askeri güç inşasına meşruiyet kazandırmak için yapılan "abartılı" tepkiler olarak nitelendiriyor. Buna karşın SCMP, Tokyo'nun tek yanıtının taktiksel önlemeler olmadığını, güvenlik mimarisini bölgesel ittifaklarla derinleştirdiğini yazdı.
Japonya'nın Endonezya ile savunma işbirliği anlaşması imzalaması, Filipinler Donanması'na kullanılmış destroyer transfer görüşmeleri ve ABD ile Filipinler'in düzenlediği "Balikatan" tatbikatlarına muharip birliklerle tam katılımı, Hint-Pasifik'te Washington'dan Cakarta ve Manila'ya uzanan daha geniş bir Atlantik ötesi ittifak yapısına yerleşme çabası olarak değerlendiriliyor.
ABD Filosunun Yapısal Kırılganlığı
Asia Times'da yer alan bir analiz, caydırıcılık denkleminin belki de en stratejik boyutuna işaret ederek ABD Donanması'ndaki "onarım açığı" krizini mercek altına aldı. Raporda, Hint-Pasifik bölgesinde hasar gören Arleigh Burke sınıfı destroyerleri tamir etme kapasitesinin, Çin ile olası büyük bir savaşın gereklerinin çok altında olduğu uyarısında bulunuldu.
Savaş bölgesinden edinilen istihbarat slaytlarına atıfta bulunan The War Zone raporuna dayandırılan verilere göre, Çin'in gemi inşa kapasitesi ABD'nin tam 232 katı seviyesinde bulunuyor. Washington'ın yalnızca sekiz büyük askeri kuru havuza sahip olmasına karşın uzun bir yıpratma savaşında lojistik filonun gerilemesi, ABD'nin açık denizlerde taarruzi değil, daha çok "üs koruyucu" bir kuvvete dönüşme riskini doğuruyor.
Yeni Caydırıcılık Mimarisi
Askeri ve siyasi analizlere göre, Çin ve Rusya'nın Japonya ile Tayvan yakınındaki birikimli hamleleri, geçici sortilerin ötesinde uzun vadeli bir caydırıcılık stratejisinin parçası. Karmaşık hava ve deniz formasyonlarının artan sıklığı, hayati boğazların kullanımı ve iki donanma arasındaki sembolik temas, rakiplerin ileri cephelerde daha yüksek risk seviyelerini kabullenmesine yönelik bir "yüksek yoğunluklu" hazırlık örüntüsüne işaret ediyor.
Pekin ve Moskova için bu ortak uçuşlar, olası bir çatışmanın sınır bölgelerinde güç entegrasyonunu mükemmelleştirme eğitimi anlamına gelirken; Washington ve müttefikleri için Batı Pasifik'teki caydırıcılık dengesinin sadece füze ve uçak sayısıyla değil, filosunu denizde ve havada en uzun süre tutabilecek sınai ve organizasyonel kapasiteye kimin sahip olduğuyla yeniden şekillendiğinin bir uyarısı olarak yorumlanıyor.