Formula 1’de gözler Monaco Grand Prix’sine çevrilirken, rakipler Ferrari’yi hafta sonunun favorileri arasında görüyor. Takımların ortak görüşü, Ferrari’nin düşük hızlı virajlarda güçlü görünmesi ve Monaco’nun bu özellikleri öne çıkarması yönünde.
McLaren pilotu Lando Norris, Ferrari’nin pole pozisyonu için güçlü aday olduğunu söylerken, aracın düşük hız performansını rakiplerinden daha iyi bulduğunu dile getirdi. Mercedes’in genç lideri Kimi Antonelli ise Ferrari motor paketinin Monaco’da önemli bir avantaj sağlayabileceğini düşündüğünü aktardı.
McLaren takım patronu Andrea Stella da Ferrari’yi "muhtemelen favori" olarak değerlendirdi. Stella, Ferrari’nin özellikle viraj kombinasyonlarında rekabetçi bir şasiye sahip olduğunu ve Monaco’nun bu karaktere uyduğunu vurguladı.
Ferrari neden öne çıkıyor?
Ferrari’nin son yıllarda Monaco’da gösterdiği performans, bu beklentiyi besleyen unsurlardan biri oldu. Maranello ekibi burada yalnızca bir kez, 2014’te kazanmış olsa da, dar sokak yapısı ve kerb kullanımı Ferrari’nin doğasına uygun bir pist olarak görülüyor.
Takımın kısa süreli virajlarda güçlü olması, özellikle pistin ilk sektöründe fark yaratabilecek bir özellik olarak öne çıkıyor. Monaco’nun yavaş virajları kadar orta-hızlı bölümleri de bulunduğu için, dengeli bir paket kuran ekiplerin avantaj yakalayabileceği düşünülüyor.
Ferrari’nin güç ünitesine dair yorumlar da beklentiyi artırdı. Küçük turbo yapısının viraj çıkışlarında avantaj sağlayabildiği, bunun da özellikle dar alanlarda gaz tepkisini iyileştirebildiği değerlendiriliyor. Bu durum, Monaco gibi güçten çok çekiş ve yerleşim isteyen bir pistte daha görünür hale gelebilir.
Monaco’nun farklı kuralları dengeleri değiştiriyor
Buna karşın Monaco, sezonun önceki yarışlarından tamamen farklı bir teknik pencere sunuyor. Elektrikli bölümün kullanımıyla ilgili yeni sınırlar, güç üniteleri arasındaki farkların etkisini azaltabilir. Pistte enerji toplama imkânı yüksek olsa da, MGU-K kullanımının birçok piste göre daha sınırlı kalması bekleniyor.
Bu tablo, Ferrari’nin güç tarafındaki zaaflarının bir bölümünü de örtme ihtimali taşıyor. Rakiplerin daha fazla batarya enerjisi harcayarak viraj çıkışlarını telafi etmesi, diğer pistlerde olduğu kadar ağır sonuç doğurmayabilir.
McLaren cephesi de kendi aracının Monaco’ya uyumlu olabileceğini düşünüyor. Stella, bazı çok yavaş virajlarda McLaren’ın da güçlü olabileceğini ve düşük hız karakterinin bu pistte belirleyici hale gelebileceğini söyledi. Mercedes’in de orta-hızlı bölümlerde oyunda kalabileceği ifade ediliyor.
Sezonun ilk bölümünde Mercedes’in üstünlüğü dikkat çekerken, Ferrari’nin sıralama turlarında birkaç onda bir saniye bulması gerektiği yorumları yapılıyor. Monaco’da tek tur performansının önemi, bu farkı daha da kritik hale getiriyor.
Leclerc kendi evinde fırsat arıyor
Charles Leclerc, Monaco’da mücadele etmekten her zaman keyif aldığını ve 2026 aracıyla bu pistte daha doğal bir sürüş hissi yakalayabileceğini söyledi. Leclerc, özellikle pole pozisyonu için bu hafta sonunun sezon içindeki en güçlü fırsatlardan biri olabileceğini düşündüğünü belirtti.
Leclerc’in sürüş tarzı, aracı limitte dans ettirme becerisine dayanıyor. Ancak yeni nesil güç üniteleri ve enerji yönetimi, bazı yarışlarda bu tarzı zorlaştırdı. Monaco’da bataryanın sık sık dolması ve enerji kullanımının daha doğal bir düzende ilerlemesi, Leclerc’in işine yarayabilir.
Lewis Hamilton ise Ferrari renkleriyle Kanada’daki en güçlü hafta sonlarından birini geride bırakarak Monaco’ya geliyor. Ferrari cephesinde bu tablo, hem araç performansı hem de iki pilotun sıralama turlarındaki potansiyeli açısından dikkatle izleniyor.
Monaco hafta sonu, Ferrari’nin gerçekten öne çıkıp çıkamayacağını gösterecek ilk büyük sınavlardan biri olacak. Rakiplerin beklentisi yüksek, ancak pistin aşırı karakteri yarışın dengesini son ana kadar açık tutuyor.