NATO Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Brüksel'deki karargahta kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Ocak 2025'te Askeri Komite'nin başına geçen Dragone, göreve geldiğinde NATO'yu "güçlü ve sağlıklı" bir ittifak olarak nitelediğini, aradan geçen bir buçuk yılda bu izlenimin pekiştiğini belirtti.
NATO'nun güçlendiği mesajı
Amiral Dragone, ittifakın bugün eskisinden daha güçlü ve kararlı olduğunu vurguladı. "O dönem uyanıyorduk, şimdi ayaktayız ve yürüyoruz. Elbette tempoyu tartışabiliriz, ancak doğru yönde ilerlediğimiz açık" diyen Dragone, tüm müttefiklerin mevcut tehditlerin farkında olduğunu ve geçen yıl Lahey'deki zirvede savunma yatırımlarını artırma taahhüdünde bulunulduğunu hatırlattı.
Dragone, "Şimdi sadece sözler değil, bunların hayata geçirilmesini görmek istiyoruz. Hedefe ulaştık mı? Hayır. Daha yapılacak çok şey var, ancak doğru yolda olduğumuza inanıyorum. NATO bugün daha güçlü ve daha kararlı. Modern gerçeklikte ihtiyaç duyulan ittifak tam da böyle olmalı" ifadelerini kullandı.
İttifakın dönüşüm sürecinde müttefikler arasındaki görüş ayrılıklarının süreçleri yavaşlatabileceğini ancak avantajların dezavantajlardan çok daha fazla olduğunu söyleyen Dragone, "32 demokratik ülkeden oluşan bir ittifakta bazı farklılıkların olması normaldir. Hatta bu farklılıklar, fikir birliğine varma, konuşma, tartışma ve ortak noktalar bulma sürecine değer katıyor" dedi.
Ankara zirvesinden beklentiler
Ankara'daki zirveye ilişkin askeri planlama beklentileri sorulan Dragone, NATO için açıklamalardan çok somut adımların önemli olduğunu vurguladı. "Sözler sadece kelimelerdir, sahada gerçek sonuçlara ihtiyacımız var. Bu nedenle temel beklentimiz, verilen taahhütlerin yerine getirilmesidir. Lahey'de sözler verildi, şimdi bunların hayata geçirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
Tüm süreçlerin bir yılda tamamlanmasını beklemenin gerçekçi olmayacağını belirten Dragone, "Ancak fikirlerin ve açıklamaların somut sonuçlara dönüştüğünü gösterecek gerçek adımlar atılmalı" dedi. Ayrıca Ukrayna'ya desteğin gerektiği sürece sürdürülmesi konusunda daha güçlü taahhütler ve savunma sanayiindeki olumlu ivmenin korunması yönünde kararlılık beklediğini ifade etti.
ABD'nin Avrupa'daki rolüne ilişkin değerlendirme
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma ihtimaline değinen Dragone, Avrupa'nın bu boşluğu doldurabileceğine inandığını söyledi. "Bana göre bu dengesizlik bir yıl önce de ortadaydı ve biz zaten savunma duruşumuzu yeniden yapılandırmak için çalışıyoruz. NATO yapısına yatırımlar artıyor. Elbette zaman gerektiren alanlar var, bir gecede değiştirilemez, ancak üstesinden geleceğimize inanıyorum" dedi.
Mevcut ivmenin korunması gerektiğini vurgulayan Amiral, "Yatırımlar konusunda önemli adımlar atıldı. Kendi topraklarının savunulması sorumluluğunu üstlenme konusunda da ilerleme kaydedildi. Bence durumumuz iyi. Ankara'nın müttefik ülkeler arasındaki bu kararlılığı daha da güçlendireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye diğer müttefiklere örnek oluyor
Türkiye'nin NATO'daki rolüne ilişkin soruyu yanıtlayan Dragone, Türkiye'nin ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip güçlü bir müttefik olduğunu söyledi. "Bu elbette bir güç. Ancak bunun ötesinde, coğrafi konumu muazzam bir önem taşıyor. Karadeniz, Akdeniz ve Orta Doğu bölgelerinin tam merkezinde yer alıyor. Hem coğrafi hem de askeri açıdan Türkiye halihazırda son derece önemli bir misyonu yerine getiriyor. Geçenlerde Türk savunma sanayii tesislerini ziyaret ettim. Gerçekten etkileyiciydi" dedi.
Türkiye'nin gelecekte daha da güçleneceğine ve savunma sanayiine yatırım, üretim hızı ve tedarik konularında öncü konumuyla diğer müttefik ülkelere örnek olacağına inandığını belirten Dragone, "Coğrafi olarak Türkiye ittifakın sınırlarında yer alıyor, ancak birçok kilit konuda NATO'nun tam merkezinde bulunuyor. Türkiye'ye güveniyoruz ve onu müttefiklerimiz arasında görmekten memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.
Amiral Dragone, Türkiye'nin güvenlik meselelerinin müttefikler arasında güven temelinde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün olduğu gibi birbirimize güvenmeye devam edersek, bu bence tüm ittifak için belirleyici bir faktör olacaktır. '32' sadece bir rakam değil. Bu sayının sunduğu tüm avantajları gerçekten kullanabilirsek, anlamı basit bir sayımın çok ötesine geçecektir. "