NATO'nun iki gün sürecek zirvesi yarın Ankara'da başlıyor. Türk basını, zirvenin resmi gündeminin ötesine geçerek Türkiye için ekonomik ve stratejik fırsatları mercek altına aldı.
Ekonomiye 10 milyar liralık katkı beklentisi
Hürriyet gazetesi yazarı Sefer Levent, zirvenin Ankara'yı küresel bir kente dönüştürmek için "tarihi bir fırsat" sunduğunu yazdı. Levent'e göre 8 binden fazla heyet, diplomat ve uluslararası medya mensubunun başkente gelmesi hizmet sektöründe benzeri görülmemiş bir hareketlilik yaratacak.
Ankara Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Birol Akman, zirvenin kent ekonomisine 8 ila 10 milyar lira (yaklaşık 171-214 milyon dolar) katkı sağlayacağını öngörüyor. Ankara Sanayi Odası üyesi ve Ankara Turizm Derneği Başkanı Berker Bülbüloğlu ise zirvenin başkentin uluslararası etkinlik ekonomisine geçişinde önemli bir dönüm noktası olabileceğini belirtti.
Turizm ve hizmetlerin yanı sıra zirve, ASELSAN ve ROKETSAN gibi büyük şirketlerin öncülüğündeki Türk savunma sanayii için de eşsiz bir pazar olarak değerlendiriliyor. Levent, müttefik ülkelerin savunma harcamalarındaki artışın, otonom sistemlerden siber güvenliğe kadar Türk savunma sanayiinin başarılarını NATO karar alıcılarının önüne sereceğini ifade etti.
NATO'nun "sessiz dönüşümü"
Milliyet gazetesi yazarı Güldenir Son Umut ise "Ankara'daki NATO Zirvesi'nin Sessiz Gündemi" başlıklı yazısında asıl dönüşümün ilan edilen gündem maddelerinde değil, ittifakın kendi yapısında yaşandığını savundu. Son Umut'a göre NATO, Brüksel'deki genel sekreterlik ve Mons'daki askeri karargahtan ibaret bir yapı olmaktan çıkıp bütünleşik bir güvenlik platformuna evriliyor.
Bu yeni model, üye ülkelerin ordularını, savunma sanayii şirketlerini, dijital sistemleri ve ortak kuvvetleri veri paylaşımı, komuta ve lojistik destek için ortak standartlarda çalışan tek bir sisteme entegre etmeyi hedefliyor. Yazar, dönüşümün Rusya-Ukrayna savaşının etkileri ve ABD'nin Avrupa'nın konvansiyonel güvenliğindeki rolünü azaltma eğilimiyle hızlandığını belirtiyor.
Ancak bu entegrasyonun riskleri de var: NATO giderek daha fazla dijital altyapıya, bulut bilişime ve yapay zeka destekli koordinasyon sistemlerine bağımlı hale gelebilir. Son Umut, ittifakın artık "NATO'nun içinde misiniz, dışında mı? " sorusuyla değil, "Sisteme ne kadar hızlı ve hangi standartlarla entegre olabilirsiniz? " sorusuyla şekillendiğini yazdı.
Liderlik tartışması ve Türkiye'nin rolü
ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa ülkelerine kendi güvenliklerini sağlama çağrıları, zirvede liderlik konusunu daha da öne çıkaracak. Milliyet yazarı Hakkı Öcal, ABD'nin liderlikten çekilmesi halinde hangi ülkenin bayrağı devralacağı sorusunu gündeme taşıdı. Öcal'a göre Almanya büyük ekonomisiyle, Fransa ve İngiltere nükleer kapasiteleriyle, Polonya ise mevcut savunma yetenekleriyle öne çıkabilir.
Öcal, Türkiye'nin özellikle lojistik destek açısından Avrupa ülkelerine en güçlü desteği sağlayabilecek aday olarak göründüğünü belirtti. Bununla birlikte yazar, Washington'daki karar alıcıların Trump'ı ittifaktan tamamen çekilmek yerine savunma yükünü paylaşmaya ikna edeceğini öngörüyor.