İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satmasının bölgedeki askeri dengeyi bozacağı uyarısında bulundu. Foreign Policy dergisinde yayımlanan bir analize göre Netanyahu, bu satışın İsrail'in askeri üstünlüğünü tehdit edeceğini düşünüyor.
Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'a yaptığı görüşmede, olası satışın Orta Doğu'daki güç dengesini sarsacağını iletti. Ancak Trump, bu endişeleri önemsemedi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı İran'la birlikte İsrail'e karşı hareket etmemeye ikna ettiğini söyledi.
Gerilimin arka planı
İsrail'in Türkiye'ye yönelik kaygıları, iki ülke arasında biriken anlaşmazlıklara dayanıyor. Gazze Savaşı sonrası ikili ilişkiler ciddi şekilde bozulurken, Türkiye'den yükselen İsrail karşıtı söylemler dikkat çekti.
Netanyahu, Ankara'nın bölgedeki İsrail faaliyetlerine karşı daha sert tutum aldığını ve Türk dış politikasının giderek düşmanca hale geldiğini öne sürdü. Batılı ülkeler de Türkiye'yi Yunanistan'la yaşadığı deniz yetki alanı anlaşmazlıkları ve muhalif siyasetçilerle gazetecilerin tutuklanması gibi özgürlük ihlalleri nedeniyle eleştiriyor.
Bunun yanı sıra Türkiye'nin NATO içindeki geçmiş ihtilafları da hatırlatılıyor. Ankara'nın Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın alması ve İsveç'in ittifaka katılımını uzun süre engellemesi, müttefikler arasında gerilime yol açmıştı.
İç siyaset hesapları
Analize göre Netanyahu'nun Türkiye konusundaki uyarıları, yaklaşan İsrail seçimleri öncesindeki iç siyasi hesaplarından bağımsız değerlendirilemez. Başbakanın, dış tehditleri abartarak kendisini İsrail'i koruyabilecek tek lider olarak göstermeye çalıştığı ve sağcı seçmen tabanının desteğini korumayı hedeflediği belirtiliyor.
Makalede, İsrail hükümetinin aynı dönemde Ermeni soykırımını resmen tanıma kararı almasının da manidar olduğu vurgulanıyor. İsrail, Ankara ile stratejik ilişkilerini korumak amacıyla onlarca yıldır bu adımı atmaktan kaçınıyordu.
Çifte standart eleştirisi
Yazar Azriel Bermant, Netanyahu'nun bölgesel politikasında çifte standart olduğunu savunuyor. Netanyahu, Erdoğan'ı muhalifleri ve gazetecileri baskı altına almakla eleştirirken, benzer ihlallerle suçlanan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yıllarca yakın ilişki sürdürdü.
Ayrıca Netanyahu'nun, Erdoğan'ın Osmanlı nüfuzunu yeniden canlandırma hevesini eleştirirken, kendisinin de Orta Doğu'yu yeniden şekillendirme söylemi kullandığına dikkat çekiliyor. İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'nin bazı bölgelerinde kontrolü sürdürmesi ve aşırı sağcı koalisyon ortaklarının Filistin topraklarının ilhakını talep etmesi bu çerçevede örnek gösteriliyor.
Analiz, Türkiye ile tırmanan gerilimin Netanyahu'nun seçim öncesi siyasi hedeflerine hizmet ettiği sonucuna varıyor. Bu sayede Başbakan, artan dış tehditler karşısında İsrail'in güvenliğinin tek savunucusu olarak öne çıkabiliyor.
Foreign Policy'deki değerlendirmeye göre, Türkiye'ye F-35 satışı gerçekten bölgesel güç dengesinde önemli bir değişiklik yaratabilir. Ancak asıl sorun, Netanyahu'nun iç siyasi amaçlarla tekrarladığı uyarıların müttefikler nezdinde etkisini yitirmesine yol açabileceği. Daha büyük zorluk ise Trump yönetiminin de bu uyarılara artık daha temkinli yaklaşmaya başlamış olabileceği.