Kuzey Kore, ABD ve bölgedeki müttefiklerinin Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması çağrılarını reddederek, nükleer silah sahibi devlet statüsünün geri döndürülemez olduğunu açıkladı. Açıklama, Pyongyang’ın nükleer programı terk etme ihtimaline kapıyı kapatan en son çıkışlarından biri oldu.
Ülkenin resmi haber ajansında yayımlanan açıklama, Tokyo’da bir araya gelen ABD, Japonya ve Güney Koreli üst düzey yetkililerin "Kore Yarımadası’nın tamamen nükleer silahlardan arındırılması" hedefini yeniden teyit etmesinden günler sonra geldi.
Adı verilmeyen Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Washington ve müttefiklerinin Pyongyang’ın tutumunu değiştiremeyeceğini söyledi. Sözcü, ABD ve "uydu güçlerin" Kuzey Kore’ye yönelik söyleminin nükleer devlet statüsünü etkileyemeyeceğini savundu.
Aynı sözcü, "nükleer silahsızlanma" konusunun artık kapanmış bir mesele olduğunu belirterek, bunun geri dönüşü olmayan biçimde sonuçlandığını ifade etti. Pyongyang, nükleer silah programını uzun süredir ulusal savunma ve caydırıcılığın temel unsuru olarak tanımlıyor.
Açıklamada, ABD’nin silah satışları ile Güney Kore ve Japonya ile yürüttüğü askeri işbirliği de gerekçe gösterildi. Kuzey Kore, bu adımların kendi nükleer geliştirme programını sürdürmesinde etkili olduğunu öne sürerek, nükleer kapasitesini bölgesel istikrar ve barış için güvenlik teminatı olarak sundu.
Kuzey Kore’nin son mesajı, son yıllarda daha sert hale gelen çizgiyi de pekiştirdi. Bu ayın başında Kim Jong Un’un etkili kız kardeşi Kim Yo Jong, ülkenin nükleer politikasını "geri çekilme olmayan bir çizgi" olarak nitelemişti.
Pyongyang, ABD ile yürütülen diplomatik görüşmelerin 2019’da çökmesinden bu yana silah programlarını hızlandırdı. Kim Jong Un ile dönemin ABD Başkanı Donald Trump arasında Hanoi’de yapılan zirve, yaptırımların kaldırılması ile nükleer silahsızlanma adımları konusunda anlaşma çıkmadan sona ermişti.
Son açıklamada da bu başarısız görüşmelere dolaylı bir gönderme yapıldı. Kuzey Koreli sözcü, "nükleer silahsızlanma" fikrinin zamanın akışı içinde kalıcı biçimde kaybedildiğini söyleyerek, müzakerelerin yeniden başlamasına dair beklentileri zayıflattı.
Mesaj, Kuzeydoğu Asya’da diplomatik hareketliliğin arttığı bir dönemde geldi. Kim Jong Un, kısa süre önce Pekin’de ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ayrı ayrı görüşen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i Pyongyang’da ağırlamıştı.
Kuzey Kore ve Çin medyasında yer alan resmi haberlerde Xi’nin ziyaretinde nükleer silahsızlanmadan söz edilmemesi de, Pyongyang’ın bu başlığı artık pazarlık konusu olarak görmediği yönündeki tutumunu güçlendirdi.
Kuzey Kore ilk nükleer denemesini 2006’da yaptı ve o tarihten bu yana uluslararası yaptırımlara rağmen çok sayıda nükleer ve balistik füze denemesi gerçekleştirdi. ABD ve müttefikleri uzun vadede silahsızlanma hedefini korurken, Pyongyang ile Washington ve Seul arasındaki görüş ayrılığı yeni bir diplomatik kırılmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.