Özbekistan'ın başkenti Taşkent, 26 Haziran Cuma günü kritik bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı. Taşkent Diyaloğu adı verilen ve 'Güvenli Atom Geleceği: Yayılmadan Risklere' temasıyla düzenlenen konferans, Orta Asya'nın nükleer silahlardan arındırılmış bölge olarak konumunu ve geleceğini masaya yatırdı.
Anadolu Ajansı'nın Rusça servisinin haberine göre, etkinlik Dünya Ekonomisi ve Diplomasi Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Organizasyonu, Özbekistan Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Stratejik ve Bölgelerarası Araştırmalar Enstitüsü, Üniversite bünyesindeki İleri Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü ve ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Middlebury Enstitüsü'nün Monterey'deki James Martin Nükleer Yayılmayı Önleme Araştırmaları Merkezi üstlendi.
Foruma, Özbekistan ve ABD'den 50'yi aşkın temsilci katıldı. Katılımcılar arasında devlet kurumlarının yöneticileri, düşünce kuruluşu uzmanları, bilimsel araştırma kuruluşlarından temsilciler ve nükleer güvenlik, yayılmanın önlenmesi ve barışçıl atom kullanımı konularında uzmanlaşmış isimler yer aldı. Dikkat çeken bir detay ise, ABD Başkanlık İdaresi ve Ulusal Güvenlik Konseyi'nin eski çalışanlarının da toplantıya iştirak etmesi oldu.
Açılış ve tematik oturumlarda, küresel nükleer düzenin ve jeopolitik manzaranın değişimiyle birlikte Orta Asya'nın rolünün dönüşümü, barışçıl atom ve nükleer enerji gelişiminin getirdiği güvenlik sorunları, nükleer ve radyolojik risklerin yönetimi ile atom tesislerinin fiziksel koruması ve siber güvenliğinin güçlendirilmesi konuları tartışıldı.
Katılımcılar, artan jeopolitik gerilim ve stratejik belirsizlik ortamında, nükleer silahların yayılmasını önleme rejimlerinin güçlendirilmesinin ve bölgesel güvenlik mekanizmalarının geliştirilmesinin hayati önem kazandığına dikkat çekti. Toplantıda, Orta Asya'nın Kuzey Yarımküre'de yasal olarak nükleer silahlardan arındırılmış statüye sahip tek bölge olma özelliğini koruduğu vurgulandı.
Özellikle, barışçıl nükleer enerjinin geliştirilmesi, ulusal düzenleme sistemlerinin iyileştirilmesi, kalifiye eleman yetiştirilmesi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğinin artırılması konuları öne çıktı. Uzmanlar, bölgenin nükleer silahtan arındırılmış olmasının yalnızca bir feragat değil, aynı zamanda nükleer malzeme ve teknolojilerin güvenli elleçlenmesi için yüksek bir sorumluluk anlamına geldiğini ifade etti.
Orta Asya Nükleer Silahlardan Arındırılmış Bölge Anlaşması'nın Tarihçesi
Birleşmiş Milletler Silahsızlanma İşleri Ofisi'nin (UNODA) verilerine göre, Orta Asya'daki nükleer silahlardan arındırılmış bölge anlaşmasının temeli 8 Eylül 2006'da atıldı. Kazakistan'daki eski Semipalatinsk nükleer deneme sahasında imzalanan anlaşma, bölge ülkeleri için yasal bağlayıcı bir taahhüt niteliği taşıyor.
Semipalatinsk Anlaşması olarak da bilinen metin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın nükleer silah üretmemesini, edinmemesini, denememesini ve bulundurmamasını şart koşuyor. Beş Orta Asya ülkesinin tamamı tarafından onaylanan anlaşma, 21 Mart 2009'da yürürlüğe girdi.
Anlaşmaya taraf devletler, kendi topraklarında nükleer silah, bileşen veya patlayıcı düzenek bulundurmayı gönüllü ve açık bir şekilde yasakladı. Anlaşmanın uygulanmasının denetimi ise UAEA tarafından yürütülüyor; zira taraf ülkeler, ajansla hem kapsamlı güvenlik anlaşması hem de ek protokol imzalamakla yükümlü. Ayrıca, anlaşma tarafların Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Anlaşması'na (CTBT) uygun hareket etmesini ve nükleer malzemeler için etkili fiziksel koruma standartlarını sürdürmesini şart koşuyor.