İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan, kamuoyunda Manifest olarak bilinen grubun kurucusu ve menajeri Tolga Akış'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Sağlık kontrolünden geçirilen Akış, ardından İstanbul Adliyesi'ne getirildi. Savcılıkta ifade veren Akış, "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Tutuklama kararı verildi
Sulh ceza hakimliği, Akış'ın tutuklanmasına karar verdi. Karar, savcılığın sevk yazısında yer alan değerlendirmeler doğrultusunda verildi.
Sevk yazısında Akış'ın Manifest grubunun kurucusu ve yapımcısı olduğu, farklı zamanlarda çok sayıda konser organize ettiği belirtildi. Yazıda, soruşturmaya konu paylaşımların geniş kitlelerce görüntülendiği ve çocukların ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Sevk yazısındaki hukuki değerlendirme
Yazıda, müstehcenlik kavramının yalnızca çıplaklık ya da bedenin görünürlüğü üzerinden ele alınamayacağı, içeriğin bütünü, sunuluş biçimi ve ulaştığı kitleyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Türk Ceza Kanunu'nun 226/2. Maddesine atıf yapılan sevk yazısında, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayımlayan ya da bunların yayımlanmasına aracılık eden kişilerin cezalandırılmasının öngörüldüğü aktarıldı. Düzenlemenin, içeriğin oluşturulmasının yanı sıra topluma ulaştırılması ve yaygınlaştırılmasını da cezai sorumluluk kapsamında ele aldığı belirtildi.
Sevk yazısında ayrıca çocukların ve gençlerin zararlı içeriklere karşı korunmasının devletin yükümlülükleri arasında bulunduğu, soruşturmaya konu içeriklere çocukların herhangi bir filtreleme mekanizması olmadan ulaşabildiği ve Akış'ın yapımcısı olduğu grubun faaliyetlerinin geniş kitlelere sunulduğu değerlendirmelerine yer verildi.
Soruşturmadaki diğer suçlamalar
Tolga Akış hakkında müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından da soruşturma yürütülüyor. Tutuklama talebinde, üzerine atılı suç bakımından kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve öngörülen cezanın üst sınırının dikkate alınması gerektiği belirtildi.