Polonya Başbakanı Donald Tusk, Anayasa Mahkemesi'nin yönetimi üzerinden derinleşen krize ilişkin cumartesi akşamı ulusa seslendi. Polonya ve AB bayrakları önünde konuşan Tusk, mahkeme binası önünde yaşananları "utanç verici" olarak niteledi ve ana muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi'ni (PiS) sert bir benzetmeyle eleştirdi.
"Hırsız ile mağdur çantayı paylaşsın" önerisi
"Konuyu basitleştirmek için bir karşılaştırma yapacağım" diyen Tusk, şöyle devam etti: "Bir hırsızın yaşlı bir kadının çantasını kapıp kaçtığını düşünün. Yakalandığında kendisine şiddet uygulandığını haykırmaya başlıyor, ganimetini geri almaya çalışanları da hırsızlıkla suçluyor."
Tusk, bu arada bazı seyircilerin ve iki tarafı eşit tutan "simetristlerin", ortalığı yatıştırmak için hırsızla mağdurun çantanın içindekileri eşit paylaşmasını önerdiğini söyleyerek bu tutumu da eleştirdi.
Konuşmasına bir gün önceki olaylarla başlayan Tusk, "Polonya'da bir daha böyle sahnelere tanık olmak zorunda kalmamayı içtenlikle diliyorum. Ancak barışı korumanın yolu, hukuksuzluğa ve şiddete boyun eğmek olamaz. Demokratik bir devlet güçlü olmalı ve adaleti sağlayabilmeli" dedi.
"Gerçek bir mahkeme değildi"
Tusk, mahkemeye ve yargıçlarına yönelik saldırıyı, PiS ile Cumhurbaşkanları Andrzej Duda ve Karol Nawrocki'nin Polonya'da hukukun üstünlüğünü yıkma sürecinin "bir başka aşaması" olarak tanımladı. Polisin tüm saldırganlık belirtilerine sakin ama kararlı biçimde karşılık verdiğini de vurguladı.
Meclis çoğunluğuyla birlikte Mahkeme'yi "onarmaya" çalıştıklarını belirten Tusk, PiS'in dayattığı biçimdeki Mahkeme'nin gerçek bir mahkeme olmadığından kimsenin şüphe duymadığını, bunun uluslararası kurumların, Polonya'daki hukuk otoritelerinin ve kamuoyunun ortak değerlendirmesi olduğunu söyledi.
Tusk, demokrasiyi yıkmak isteyen çevrelerin dünyadaki Rusya yanlısı güçlerden destek bulmasının tesadüf olmadığını, bu çatışmada internetteki Rus botlarından yararlandıklarını ve "Kremlin'in baş ideoloğundan" övgü aldıklarını da öne sürdü.
Kriz, Meclis'in seçtiği ancak Cumhurbaşkanı Nawrocki'nin yeminini kabul etmediği yargıç Anna Korwin-Piotrowska'nın 30 Ekim'de Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile yardımcısı Bartłomiej Sochański'yi bir aylığına görevden uzaklaştırmasıyla başlamıştı. Senegal ziyaretini yarıda kesen Nawrocki gece saatlerinde mahkemeye gitmiş, cumartesi günü de partileri acil istişareye çağırmıştı.