Filistinli esir kurumları, İsrail Meclisi’ndeki Ulusal Güvenlik Komitesi’nin Uluslararası Kızılhaç Komitesi temsilcilerinin hapishanelere girerek Filistinli tutukluları ziyaret etmesini engellemeye dönük bir yasa tasarısını onayladığını açıkladı. Kurumlara göre bu adım, cezaevi sistemindeki hak ihlallerini yasal zemine oturtmaya çalışan daha geniş bir çizginin parçası.
Filistin Esirler Heyeti ile Esirler Kulübü, söz konusu girişimin cezaevlerinde savaşın başlamasının ardından uygulamaya konulan olağanüstü önlemleri kalıcı kurallara dönüştürmeyi amaçladığını söyledi. Açıklamaya göre bu durum, cezaevlerindeki baskı, tecrit ve kötü muamele düzenini daha da pekiştiriyor.
Mahkeme kararına rağmen yeni hamle
Kurumlar, tasarıyı aynı zamanda İsrail Yüksek Mahkemesi’nin Kızılhaç ziyaretlerine ilişkin kararını aşmaya dönük bir girişim olarak değerlendirdi. Açıklamada, mahkemenin uzun süreli yasaklamayı hukuka aykırı bulmasına rağmen, yasama organı üzerinden yeni bir kapatma hattı kurulduğu vurgulandı.
Filistinli kurumlara göre bu tablo, yargı kararlarının tek başına sahada bir sonuç üretmediğini gösteriyor. Buna göre, kararların bağlayıcı uygulamaya dönüşmemesi halinde, cezaevlerindeki ihlallerin önüne geçilemiyor.
Ziyaretlerin kısıtlanması yıllardır sürüyor
Heyet ve kulüp, İsrail makamlarının yıllardır Kızılhaç’ın cezaevlerindeki rolünü daralttığını, kurumun denetim ve insani erişim kapasitesini çeşitli gerekçelerle sınırladığını aktardı. Bu süreçte ziyaretlerin önemli bölümü, tutuklu aile görüşmelerini organize etme düzeyine kadar geriledi.
Açıklamaya göre savaşın başlamasının ardından bu kısıtlamalar daha da sertleşti. Kızılhaç’ın cezaevlerine girişinin tamamen engellendiği, aile ziyaretlerinin durdurulduğu ve avukat görüşlerine ağır sınırlamalar getirildiği belirtildi.
Tecrit, işkence ve kötü muamele iddiaları
Filistinli esir kurumları, bu uygulamalarla eş zamanlı olarak tutuklulara yönelik işkence, kötü muamele, aç bırakma ve aşağılamanın arttığını savundu. Ayrıca mahkumların avukatla görüşmek için cezaevi dışına çıkarıldıkları anlarda da tehdit ve saldırılara maruz kaldıkları ifade edildi.
Kurumlar, bu tablonun cezaevlerinde organize bir baskı sistemine dönüştüğünü ve bunun mevcut aşamanın en belirgin özelliklerinden biri haline geldiğini söyledi. Bu nedenle uluslararası gözlem mekanizmalarının erişiminin daha da kritik hale geldiği vurgulandı.
Uluslararası topluma çağrı
Filistinli kurumlar, uluslararası toplumu ve insan hakları çevrelerini Kızılhaç gibi kurumların cezaevlerine erişimini korumak için somut adım atmaya çağırdı. Açıklamada, cezasızlığın sürmesi halinde ihlallerin daha da derinleşeceği uyarısı yapıldı.
Heyet ve Esirler Kulübü, bu sürecin yalnızca Filistinlileri değil, dünya genelindeki insan hakları savunucularını da ilgilendirdiğini savundu. Kurumlara göre, uluslararası koruma mekanizmalarının zayıflatılması hukuk düzeni açısından da ciddi bir risk oluşturuyor.
Cezaevlerindeki sayı dikkat çekti
Açıklamada ayrıca İsrail cezaevlerindeki Filistinli tutuklu sayısına ilişkin veriler de paylaşıldı. Buna göre cezaevlerinde yaklaşık 9 bin 500 Filistinli tutuklu ve hükümlü bulunuyor.
Bu sayı içinde 3 bin 324 idari tutuklu, yaklaşık 95 kadın tutuklu, yaklaşık 360 çocuk ve İsrail makamlarınca "yasadışı savaşçı" kategorisinde sınıflandırılan 1316 kişi yer alıyor. Kurumlar, bu sayının Gazze’ye yönelik saldırılarla birlikte süren geniş çaplı gözaltı dalgasını da yansıttığını belirtti.