Yazın sıcaklıkların yükselmesi ve uzun yol trafiğinin artmasıyla birlikte araç lastikleri daha fazla yük altında kalıyor. Bu dönemde birkaç dakikalık basit bir kontrol, hem güvenlik hem de masraf açısından büyük fark yaratabiliyor.
Lastikler, aracın asfaltla tek temas noktası olduğu için frenleme, yol tutuşu ve denge üzerinde doğrudan etkili oluyor. Hava sıcaklığı arttıkça lastiğin içindeki basınç da yükseliyor ve bu durum, özellikle uzun otoyol yolculuklarında ve tam yüklü araçlarda lastikleri zorlayabiliyor.
Basınç mutlaka soğukken ölçülmeli
Doğru uygulama, lastik basıncını araç en az iki saat boyunca hareketsiz kaldıktan sonra ya da düşük hızda 3 ila 5 kilometre gidildikten sonra ölçmek. Sıcak lastiğin havasını indirmek ise doğru bir yöntem değil; çünkü lastik soğuduğunda basınç yeniden düşebiliyor.
Uygun değerler aracın kullanım kitapçığında ya da sürücü kapısının iç kısmındaki etikette yer alıyor. Araçta yolcu ve bagaj varsa, bu değerlerin yük durumuna göre artırılması gerekebiliyor.
Lastiklerde hangi kontroller yapılmalı
Yola çıkmadan önce dört lastiğin tamamının kontrol edilmesi, yedek lastiğin de unutulmaması gerekiyor. Araçta yedek lastik yerine tamir kiti bulunuyorsa, onun sağlamlığının da gözden geçirilmesi önem taşıyor.
Diğer kritik nokta diş derinliği. Yasal sınır 1,6 milimetre olsa da güvenlik açısından bunun 3 milimetrenin altına düşmemesi tavsiye ediliyor. Lastiklerin üretim tarihi de DOT kodu üzerinden anlaşılabiliyor; beş ila altı yılı aşan lastikler veya yanaklarında çatlak görülenler için değişim düşünülmesi gerekiyor.
Seyir sırasında TPMS uyarı lambasının yanması halinde sürücünün bunu görmezden gelmemesi gerekiyor. Böyle bir durumda hız düşürülmeli, ilk uygun yerde durulmalı ve lastikler kontrol edilmeli.
Yanlış basınç fren mesafesini uzatıyor
Basıncı hatalı lastikler, fren mesafesini uzatabiliyor ve yağışlı havada suda kızaklama riskini artırabiliyor. Isınmış ve zaten zayıflamış bir lastikte ise ani patlama ihtimali de yükseliyor.
Bu nedenle düzenli kontrol yalnızca güvenlik için değil, sürüş konforu için de önem taşıyor. Lastik basıncını düşük tutmak yakıt tüketimini artırıyor; çünkü fazla deforme olan lastik yuvarlanma direncini yükseltiyor.
Üreticilerin paylaştığı verilere göre hafif düşük basınç bile yakıt tüketimini yaklaşık yüzde 3 artırabiliyor. Bağımsız çalışmalarda bu artışın pompa maliyetine yüzde 10’a kadar yansıyabildiği belirtiliyor.
Lastik basıncı yanlış olan araçlarda diş aşınması da düzensizleşiyor. Fazla şişirilmiş lastikler ortadan, az şişirilmiş lastikler ise kenarlardan daha hızlı aşınıyor ve bu da lastiğin ömrünü kısaltıyor.
Uzmanlar, lastik basıncının ayda en az bir kez ve her uzun yol öncesinde kontrol edilmesini öneriyor. Düzenli yapılan bu basit işlem, hem güvenliği artırıyor hem de sürücüyü gereksiz masraftan koruyor.