Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum başkanlığındaki toplantıya katıldı. Memişoğlu, konuşmasının başında yeni adli yılın başarılı ve hayırlı olması dileğinde bulundu.
Politika kurullarının kamu yönetimine çok yönlü bakış açısı kazandıran, ortak aklı güçlendiren ve karar alma süreçlerine katkı sunan istişare mekanizmaları olduğunu belirten Memişoğlu, Hukuk Politikaları Kurulunun çalışmalarını ve ortaya koyduğu fikirleri değerli bulduklarını söyledi.
Sağlık politikalarında hukuki zemin vurgusu
Hukuk ve sağlığın insanı ve toplumu merkeze alan devlet düzeninin, insan onurunun ve toplumsal refahın korunmasında birbirini tamamlayan iki temel alan olduğunu ifade eden Memişoğlu, sağlık altyapısının güçlendirilmesi için çalıştıklarını kaydetti.
Şehir hastaneleri, yenilenen teknolojik altyapı ve sağlık çalışanlarının katkısıyla sağlık sisteminin geliştirildiğini belirten Memişoğlu, bu fiziki gelişimin sürdürülebilmesi için güçlü yatırımların yanı sıra nitelikli bir mevzuat altyapısına da ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Sağlık alanındaki her adımın öngörülebilir, adil ve hakkaniyetli bir hukuki zemine dayanması gerektiğini dile getiren Memişoğlu, mevzuatı yalnızca idari bir zorunluluk olarak görmediklerini belirtti. Mevzuatın, sağlık politikalarının sahadaki uygulama araçlarından biri, vatandaşların haklarının teminatı ve sağlık sisteminin güvencesi olduğunu ifade etti.
Memişoğlu, Temmuz 2024'ten bu yana koruyucu sağlık hizmetlerinden sağlık turizmine, dijital organ bağışından sağlık meslek mensuplarının çalışma alanlarına kadar geniş bir alanda 160'ı aşkın mevzuat düzenlemesinin hayata geçirildiğini açıkladı.
Sağlık çalışanlarının güvenliği gündemde
Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonuyla koruyan, geliştiren ve üreten bir sağlık sistemi kurmayı hedeflediklerini belirten Memişoğlu, düzenlemeler hazırlanırken bilimsel verilerin, sahadan gelen ihtiyaçların, ortak aklın ve istişare kültürünün esas alındığını söyledi.
Sağlık çalışanlarının güvenli bir çalışma ortamına sahip olmasının öncelikleri arasında bulunduğunu kaydeden Memişoğlu, sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik hukuk mekanizmalarının güçlendirilmesi ve caydırıcılığın artırılması konusunda kurulun değerlendirmelerini önemli bulduklarını dile getirdi.
Hekimleri ve diğer sağlık çalışanlarını görevlerini yerine getirirken karşılaşabilecekleri risklere karşı koruyan hukuki düzenlemelerin güçlendirilmesinin öncelikleri arasında olduğunu belirten Memişoğlu, yerli ilaç, aşı ve tıbbi cihaz üretiminin yanı sıra sağlık teknolojilerindeki kazanımların hukuken güvence altına alınmasının önemine işaret etti.
Sağlık politikaları kurulları arasındaki işbirliği
Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu, sağlık ve hukukun insanı merkeze alan, birbirini tamamlayan iki temel kamu yararı alanı olduğunu söyledi. Topaloğlu, etkili ve kalıcı sağlık politikalarının güçlü bir hukuki altyapıyla mümkün olabileceğini belirtti.
Topaloğlu, sağlık hizmetlerinin sunumundan ilaç ve tıbbi cihaz politikalarına, yerli sağlık endüstrisinin güçlendirilmesinden sağlık eğitimine ve sağlık çalışanlarının haklarına kadar birçok başlığın ele alındığını aktardı.
Sağlık alanının bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda sürekli değiştiğini ifade eden Topaloğlu, ortaya çıkan ihtiyaçlara zamanında ve doğru çözümler geliştirilmesinin ortak hedef olduğunu kaydetti. Sağlık Bakanlığı, Sağlık Politikaları Kurulu ve Hukuk Politikaları Kurulu arasında sahadaki ihtiyaçların belirlenmesi ve önceliklerin sağlık politikalarına yansıtılması amacıyla yakın işbirliği yürütüldüğünü söyledi.
Topaloğlu, otomatik eksternal defibrilatör kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmayı bu işbirliğinin örneklerinden biri olarak gösterdi.
Uçumdan sağlıkta şiddete sıfır tolerans mesajı
Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, politika kurullarının görev ve yetkilerinin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlendiğini belirtti. Uçum, kurulların bakanlıklar ve diğer ilgili paydaşların katılımıyla genişletilmiş kurul toplantıları yapabildiğini söyledi.
Sağlıklı yaşam hakkının temel insan haklarından biri olduğunu ve anayasal güvence altında bulunduğunu ifade eden Uçum, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında Sağlık Bakanlığının çalışmalarının ilerletildiğini belirtti.
Uçum, sağlık alanında şehir hastaneleri, altyapı, hekim ve personel kapasitesi ile önemli gelişmeler sağlandığını savundu. Türkiye'nin sağlık teknolojileri kapsamında tıbbi cihaz, sağlık yazılımı, ilaç, aşı ve biyoteknoloji üretimine yönelik çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
e-Nabız uygulamasıyla tedavi süreçlerine ilişkin verilerin saklandığını, İlaç Takip Sistemi ve Merkezi Hastane Randevu Sisteminin yaygınlaşmasıyla sağlıkta dijital dönüşüm kapsamında reformlar yapıldığını belirten Uçum, sağlıkta şiddete karşı sıfır toleransın temel ilkeleri olduğunu ifade etti.
Uçum, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle mücadelede beyaz kod sistemiyle hızlı ve etkin müdahale yürütüldüğünü söyledi. Toplantı, konuşmaların ardından basına kapalı devam etti.