Suudi Arabistan’ın Lübnan’dan gelen ihracatı yeniden kabul etme kararı, Beyrut’ta uzun süredir sarsılan üretim ve dış ticaret çevrelerinde umut yarattı. Beş yıl süren aksama, Lübnan’ın en önemli dış pazarlarından birinin kapanmasına yol açmıştı.
Karar, Lübnan’da yalnızca ticari bir adım olarak değil, devlet kurumlarına duyulan güveni yeniden tesis etmeye dönük daha geniş bir sürecin parçası olarak görülüyor. Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Başbakan Nawaf Salam yönetiminde ekonomik ve kurumsal normalleşmeye dair beklentiler de bu gelişmeyle birlikte öne çıktı.
Tarım Bakanlığı: Ekonomik ve kalkınma adımı
Lübnan Tarım Bakanlığı, kararın sıradan bir ticaret düzenlemesi olmadığını, ulusal önemi olan ekonomik ve kalkınma niteliğinde bir adım taşıdığını açıkladı. Bakanlık, bu gelişmenin çiftçilerin ayakta kalmasına yardımcı olacağını ve tarımsal üretim döngüsünü yeniden canlandıracağını belirtti.
Bakanlığa göre karar; ayıklama, paketleme, pazarlama ve ihracat zincirlerinin yeniden işlemesine katkı sağlayacak. Bu süreçten, geçimini tarımdan sağlayan binlerce ailenin doğrudan fayda görmesi bekleniyor.
Ekonomiye döviz girişi beklentisi
Ekonomistler, Suudi kararının özellikle sanayi ve tarım başta olmak üzere Lübnan’ın üretim sektörlerine hızlı biçimde yansıyacağını değerlendiriyor. Bunun yanında ülkeye daha fazla yabancı para girişinin de önünü açabileceği belirtiliyor.
Ekonomist Walid Abu Suleiman, kararın hem ekonomik hem de siyasi açıdan önemli olduğunu söyledi. Abu Suleiman, Suudi Arabistan’ın Lübnan ihracatı için kilit bir hedef olduğunu ve 2020’de Lübnan’ın krallığa yaptığı ihracatın yaklaşık 240 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu hatırlattı.
Abu Suleiman, pazarın yeniden açılmasını Lübnan ekonomisi için "olumlu bir şok" olarak tanımladı. Ona göre ihracat arttıkça ülkeye daha fazla döviz girecek ve bu da sert döviz sıkıntısı yaşayan Lübnan’ın parasal istikrarına katkı sağlayacak.
Çiftçiler için kritik eşik
Karar, özellikle tarım kesiminde memnuniyetle karşılandı. Çünkü Lübnanlı çiftçiler, Suudi pazarının 2021’de kapanmasından bu yana ciddi kayıplar yaşadı.
Lübnanlı Çiftçiler Ulusal Federasyonu Başkanı İbrahim Tarşişi, gelişmeyi "Lübnan ekonomisinin yaşamında tarihi bir gün" sözleriyle değerlendirdi. Tarşişi, Suudi Arabistan’ın Lübnan tarım ihracatı önündeki engelleri kaldırmasının, ülkeye ekonomik canlılık kazandırdığını ve Körfez pazarlarıyla normal ticaret kanallarını yeniden açtığını söyledi.
Tarşişi’ye göre iki ülke arasındaki tarımsal ticaret ilişkileri yarım asrı aşan bir geçmişe sahip. Uzun yıllar boyunca Suudi Arabistan, Lübnan’ın Arap ülkelerine yaptığı tarımsal ihracatta yaklaşık yüzde 50 payla ilk sırada yer aldı.
İhracat hazırlıkları ve taşımacılık planı
Tarım Bakanlığı’nın, ihracatın yeniden başlamasına hazırlık amacıyla bir koordinasyon toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Toplantıya gümrük, IDAL, ticaret odaları, denetim şirketleri, ihracatçılar, soğutmalı taşıma sahipleri ve tarımsal birliklerin katılması planlanıyor.
Görüşmelerde ihracatın nasıl yeniden organize edileceği, kara ve deniz taşımacılığının nasıl işleyeceği ve Körfez pazarlarına geçiş prosedürlerinin nasıl yürütüleceği ele alınacak.
Tarşişi, geçmişte Lübnan’dan Suudi Arabistan’a günde 30’dan fazla kamyonun sebze ve meyve taşıdığını, bunun yaklaşık 1. 000 tona denk geldiğini anlattı. Buna ek olarak, başka Körfez ülkelerine transit geçen yaklaşık 1. 000 tonluk yük de Suudi topraklarından geçiyordu.
Lübnan ürünleri için yeni dönem beklentisi
Grapefruit, armut, şeftali, erik ve diğer mevsim meyveleri Suudi pazarında en çok talep gören Lübnan ürünleri arasında yer alıyordu. Tarşişi, bu ürünlerin üretim sezonlarında krallık için ana çıkış noktası olduğunu söyledi.
Çiftçi temsilcisi, tarım sektörünün son yıllarda ağır zarar gördüğünü de vurguladı. Lübnan’ın normal şartlarda yılda yaklaşık 200 milyon dolarlık tarım ürünü ihraç ettiğini, son beş yıldaki kaybın ise Suudi pazarının ve onunla bağlantılı pazarların kapanması nedeniyle 1 milyar doları aştığını belirtti.
Kararın etkisinin yalnızca çiftçilerle sınırlı kalmayacağı, ayıklama ve paketleme merkezlerinden karton, ahşap ve plastik üretimine, taşımacılıktan fiyat oluşumuna kadar geniş bir zincire yayılacağı ifade ediliyor. Tarım ürünlerindeki arz fazlasının son yıllarda birçok üreticiyi maliyetinin altında satış yapmaya zorladığı da hatırlatılıyor.