Eski Dışişleri Bakanı ve halen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği adaylık dosyasına eklenen vizyon belgesinde öncelik vereceği alanları sıraladı. "Çok Taraflılığın Korunması ve Köprülerin Kurulması" başlıklı belgede uluslararası barış ve güvenlikten sürdürülebilir kalkınmaya, yeni teknolojilerden BM reformuna kadar pek çok başlık yer aldı.
"BM vazgeçilmez"
Uluslararası barış ve güvenliğin daha önce görülmemiş ölçüde baskı altında olduğunu belirten Sinirlioğlu, "Genel Sekreterlik görevine adayım çünkü Birleşmiş Milletlerin vazgeçilmez olduğuna inanıyorum" ifadesini kullandı. Sinirlioğlu, bunun nedeninin BM'nin kusursuz olması değil, başka hiçbir kurumun onun evrensel meşruiyetine ve ülkeleri bir araya getirme gücüne sahip olmaması olduğunu vurguladı.

Önleyici diplomasi ve arabuluculuk
Diplomasinin gerilimleri azaltmanın hâlâ en güçlü aracı olduğunu kaydeden Sinirlioğlu, "Fikir ayrılığı yaşadığımız kişilerle diyalog kurmak bir taviz değil, bir sorumluluktur" dedi. Sinirlioğlu, BM'nin yalnızca krizleri çözmekle değil önlemekle de görevli olduğunu, bu nedenle erken uyarı, arabuluculuk ve barış inşası kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Belgede yapay zeka, biyoteknoloji, siber güvenlik ve uzay gibi alanlarda güvenliği destekleyen ve yenilikçiliği teşvik eden küresel yönetişim çerçevelerinin oluşturulması çağrısı da yer aldı.
"Tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız"
BM'nin daha çevik, şeffaf, mali açıdan sorumlu ve hesap verebilir hale gelmesi gerektiğini savunan Sinirlioğlu, reformun örgütün temel yetkinliklerinden ödün verilmeden yapılması gerektiğini vurguladı. Sinirlioğlu, "Örgütü, geleceğe yönelik ihtiyaç duyduğumuz BM haline getirmek için tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız" ifadesini kullandı.

Sinirlioğlu, seçilmesi halinde BM Şartı'nın ilkelerine bağlı kalacağını ve tüm üye devletlere tarafsız yaklaşacağını belirterek, "Bu çatışmaların birçoğunun kökeni, benim de doğup büyüdüğüm geniş coğrafyaya dayanıyor ancak etkileri dünyanın dört bir yanında hissediliyor" değerlendirmesinde bulundu.