İspanya, Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'ya yönelik yoğun göçmen akını sonrası bölgeye asker ve polis takviyesi yaptı. Ceuta Özerk Şehri Başkanı'na göre, Fas'tan kara ve deniz yoluyla geçmeye çalışan en az 34 kişi hayatını kaybetti.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Cuma günü bölgeyi ziyaret ederek güvenlik yetkilileri ve yerel yöneticilerle görüştü. Sanchez, son birkaç günde yaklaşık 60 bin kişinin Ceuta'ya girdiğini, bu sayının bölge nüfusunun yarısından fazla olduğunu söyledi.
Ne oldu?
Binlerce kişi Perşembe günü deniz ve kara yoluyla Ceuta'ya geçiş yaptı, gece boyunca da girişler sürdü. Yetkililer, ölenlerin çoğunun deniz geçişi sırasında boğulduğunu, bazılarının ise Tarajal Plajı yakınındaki dalgakıran çitinde yaşanan izdihamda can verdiğini açıkladı.
İspanyol güvenlik güçleri bölgeye asker ve ek polis sevk ederken, Fas da sınıra yaklaşan kalabalığı dağıtmak için güvenlik güçleri ve tazyikli su araçları konuşlandırdı.
Reuters haber ajansının görüntülerinde, çoğunluğu Faslı genç erkeklerden oluşan ancak aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu büyük grupların dalgakıranları aşarak Ceuta içindeki yollara ilerlediği görüldü. Sınır yakınında güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalar sonucu bir otobüs ve yedi arabanın yandığı bildirildi.
Ana sınır kapısı kapalı olmasına rağmen göçmen grupları kıyı şeridi boyunca alternatif güzergahlar aramaya devam etti, bazıları bariyerleri yüzerek aşmaya hazırlandı. Cuma sabahı saat 11:30 sularında çekilen görüntüler, güçlendirilmiş güvenlik önlemlerine rağmen Tarajal Plajı bölgesinden girişlerin sürdüğünü gösterdi.
Ceuta neden önemli?
Ceuta, Fas sınırında yer alan bir İspanyol özerk şehri. Aynı şekilde Kuzey Afrika kıyısındaki Melilla ile birlikte Avrupa Birliği ile Afrika arasındaki iki kara sınırından birini oluşturuyor. 1415'te Portekiz yönetimine giren bölge, 1580'de İspanya'ya geçti ve 1640'ta Portekiz'in bağımsızlığını yeniden kazanmasının ardından İspanyol egemenliğinde kaldı.
Afrika'nın dekolonizasyonu sonrası kıtadaki tek Avrupa toprağı olarak kalan Ceuta, yüksek sınır çitleri, gözetleme sistemleri ve İspanyol Sivil Muhafızları ile Ulusal Polisi'nin sürekli konuşlandırılmasıyla korunuyor. Göçmenler bazen Fas'ın Fnidek kasabasından yaklaşık 5 kilometre yüzerek, bazen de daha kısa mesafedeki Belyounech'ten geçiş yapmaya çalışıyor.
Ceuta yetkilileri, son akını İspanya Yüksek Mahkemesi'nin bu ay aldığı bir karara bağladı. Karar, deniz yoluyla gelen ve yakalanan göçmenlerin yasal süreç işletilmeden derhal geri gönderilmesini engelliyor. Ancak bu karar, kara yoluyla gelenleri veya sınır çitini aşanları kapsamıyor. Fas'taki bazı göçmen hakları aktivistleri ise çoğu göçmenin bu mahkeme kararından haberdar olmadığını belirterek bu açıklamayı sorguladı.
Sanchez ne dedi?
Başbakan Sanchez, hükümetin duruma yanıt vermek için tüm kaynakları seferber ettiğini ve Ceuta'nın güvenliğini koruma sözü verdi. "Geçen yıl yasadışı göçte yaklaşık yüzde 40 azalma kaydedilmişti; bu nedenle dün yaşananlar, sürekli olarak gördüğümüz yasadışı akışları azaltma eğilimini bozdu" dedi.
Sanchez, durumu "beklenmedik" olarak nitelendirerek hükümetin Ceuta'yı "Madrid gibi" savunacağını söyledi. Göçmenlerin ne zaman Fas'a iade edileceği sorusuna ise "Mümkün olan en kısa sürede" yanıtını verdi. Faslı yetkililerle görüştüklerini ve işbirliğine hazır olduklarını belirten Sanchez, menşe ülkelerle çalışmanın önemine vurgu yaptı. Yüksek Mahkeme kararına atıfla, "sınırdaki geri göndermeleri en etkin şekilde garanti altına almak" için yasal değişikliklere ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.
Siyasi tepkiler nasıl şekillendi?
Göçmen akını, gelecek yılki seçimler öncesinde Sanchez üzerindeki baskıyı artırdı. Muhalefetteki Halk Partisi lideri Alberto Nunez Feijoo, X'te yaptığı paylaşımda "Ceuta'daki durum umutsuz. Hükümet başka tarafa bakamaz... çünkü bir ulusal güvenlik kriziyle karşı karşıyayız" dedi. Ceuta Belediye Başkanı Juan Jesus Vivas da Madrid'i olağanüstü hal ilan etmeye çağırdı. Aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal ise geçişleri "istila" olarak nitelendirerek Sanchez hükümetini suçladı.
Diğer Avrupa ülkeleri de endişelerini dile getirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Ceuta'dan gelen görüntüler kabul edilemez. Hiç kimsenin kurallarımıza uymadan birliğimize gelmesine izin veremeyiz. Tehlikeli geçişler derhal durmalı. Kaçakçılık ağları dağıtılmalı ve geri dönüşler kurallarımızın izin verdiği şekilde hızlı olmalı" açıklamasını yaptı.
Fransa, İspanya sınırında kontrolleri sıkılaştırdı. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, "İspanya sınırındaki kontrolleri derhal artırma talimatı verdim" diyerek hızlı müdahale sınır birimlerini devreye soktu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise gerekirse "olağanüstü önlemler" almaya hazır olduklarını belirterek, "İtalya öylece durup izlemeyecek. İlgili organları topluyoruz ve bu toplantıların ardından sınırları ve vatandaşların güvenliğini korumak için İspanya ile Schengen Bölgesi'nin askıya alınması da dahil olağanüstü önlemlerle müdahale etmeye hazırız" dedi.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise bir adım ileri giderek "İspanya'ya Schengen Bölgesi'nin kapatılması" çağrısı yaptı. Ancak eski AB Dış Politika Şefi Josep Borrell, böyle bir adımın yasal olarak mümkün olmadığını belirterek "AB hukukuna göre hiçbir üye devlet bir diğerinin Schengen katılımını tek taraflı askıya alamaz. Bu seçenek Birliğin hukuki mimarisinde mevcut değil" dedi. Borrell, bu olayın bazı Avrupa hükümetlerinin AB hukukunu "kendilerini bağlayan sadık işbirliği ilkesini açıkça ihlal edecek şekilde" kullanmaya başladığını gösterdiğini söyledi.