Türkiye'nin Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) nezdinde Diyalog Ortağı statüsü kazanması, uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından çok kutuplu dünya düzeninde atılmış stratejik bir adım olarak yorumlanıyor.
Bridge Turkey kurucu ortağı Mustafa Cem Koyuncu, Anadolu Ajansı (AA) Analiz için kaleme aldığı değerlendirmede, söz konusu statünün Türkiye'nin stratejik özerklik vizyonunu ve bağımsız dış politika çıkarlarını temel alan çok katmanlı yaklaşımının doğal bir uzantısı olduğunu belirtti.

Kararın jeopolitik bağlamı
ABD ve Çin arasındaki küresel güç mücadelesinin ana sahalarından biri haline gelen Hint-Pasifik bölgesinde ASEAN, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana bölgesel mimarinin inşasında kilit bir mekanizma olarak öne çıkıyor. Birliğin benimsediği "ASEAN Merkeziyetçiliği" doktrini, üye devletlerin büyük güçler arasındaki rekabetten korunmasını ve tarafsız bir duruşla kazanımlarını maksimize etmesini amaçlıyor.
Koyuncu'ya göre, bu doktrin Çin veya ABD'nin çıkarlarını takip etmek yerine daha yapıcı ve bölgesel istikrarı esas alan alternatif bir yol sunuyor. Türkiye'nin kendi dış politikasında savunduğu değerlerle örtüşen bu yaklaşım, Ankara ile ASEAN arasındaki ilişkilerde son yıllarda ciddi bir ivme yaratmış durumda.
Diyalog Ortağı statüsü ne anlama geliyor?
ASEAN Dışişleri Bakanlarının Filipinler'in başkenti Manila'da aldığı kararla Türkiye, daha önce yalnızca 11 devletin kabul edildiği Diyalog Ortağı konumuna yükseldi. Koyuncu, bu statünün Ankara'nın Güneydoğu Asya'daki diplomatik varlığının tescili anlamına geldiğini vurguladı.
Yeni statü sayesinde Türkiye artık yalnızca teknik alanlarda ve alt komitelerde temas kurmakla kalmayacak, aynı zamanda ASEAN Zirveleri ve dışişleri bakanları toplantılarına kurumsal ve düzenli olarak katılım sağlayabilecek. Bu gelişme, 2019'da başlatılan Yeniden Asya "Asia Anew" açılımının en somut çıktılarından biri olarak görülüyor.
Savunma sanayi ve ekonomik boyut
ASEAN ülkeleriyle ekonomik ilişkilerin seyri de pozitif bir rotada ilerliyor. Özellikle savunma sanayi alanında, Türk yapımı insansız hava araçları, füze platformları ve deniz sistemleri, birlik üyelerinin büyük güç rekabetinden bağımsız olarak kendi savunmalarını tahkim etmeleri için cazip bir seçenek oluşturuyor.
Koyuncu, Türk firmalarının sadece nihai ürün sistemleri satmak yerine uzun vadeli endüstriyel ortaklıklar kurma eğiliminin, üye devletlerin kendi savunma kapasitelerini inşa etme olanağı sunduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin aktif ve tarafsız dış politikası sayesinde uluslararası yaptırımlardan etkilenmemesi de "made in Türkiye" ürünlerini ASEAN pazarında daha rekabetçi kılacak.
Ticaret hacmi ve gelecek perspektifi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın verdiği bilgilere göre, 2010'da ASEAN ile kurumsal ilişkilerin temelinin atılmasından bu yana Türkiye'nin birlik ülkeleriyle ticaret hacmi 6,5 milyar dolardan 16 milyar dolara yükseldi. Buna rağmen Türkiye'nin tüm ASEAN bloğunu kapsayan bütüncül bir Serbest Ticaret Anlaşması henüz bulunmuyor.
Yaklaşık 700 milyonluk nüfusuyla dünyanın en büyük beşinci ekonomik bloğu olan ASEAN ile yapılacak kapsamlı bir ticaret anlaşmasının taraflara gümrük vergisi avantajı sağlayarak tedarik zinciri güvenliğini artırması bekleniyor. Koyuncu, Türkiye-ASEAN ilişkilerinde açılacak bir sonraki faslın ekonomik başlık taşıyacağını öngörüyor.
Diplomatik rol ve zamanlama
ASEAN içinde Myanmar krizi gibi siyasi sorunların ve deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıkların çözümünde Türkiye'nin yapıcı bir aktör olarak devreye girebileceği değerlendiriliyor. Koyuncu, Ankara'nın dünyanın farklı bölgelerindeki karmaşık krizlerde kanıtlanmış diplomatik kapasitesinin bu noktada önemli katkılar sunacağını ifade etti.
Kararın zamanlamasına da dikkat çeken analiz, Türkiye'nin kısa süre önce NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının hemen ardından Asya'nın kalbinde böyle bir gelişmenin yaşanmasını Ankara'nın küresel gelişmeleri okuma kapasitesinin ve büyük devlet refleksinin bir göstergesi olarak yorumluyor. Bu durum, Doğu ile Batı arasında eşit mesafeyi esas alan aktif tarafsızlık politikasını da teyit etmiş bulunuyor.