Avrupa, Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik aksaklıkları ve Avrupa Birliği'nin (AB) yıl başında devreye alacağı Rus gazı ithalat yasağı nedeniyle kış öncesi ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya. Uzmanlar, gaz depolarındaki stokların son 15 yılın en düşük seviyesine gerilediğine dikkat çekiyor.
Stoklar ve Fiyatlar
Mevcut verilere göre Avrupa'daki gaz depoları yalnızca yüzde 48 doluluk seviyesinde bulunuyor. Yeniden dolum sezonunun biteceği ekim ayı sonunda bu oranın ancak yüzde 76'ya ulaşması bekleniyor. Fiyatlar ise savaş öncesindeki 31 avro seviyesinden megavatsaat başına 42 avroya sıçradı; mart ayında görülen zirve ise 60 avronun üzerindeydi. AB'nin Rus gazı ithalatını yasaklayacak kararın önümüzdeki yılın başında yürürlüğe girecek olması belirsizliği daha da artırıyor.
Hürmüz'ün Dolaylı Etkisi
Petrol ve enerji uzmanı Amer eş-Şubeki'ye göre, Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik aksaklıkları Avrupa'yı doğrudan etkilemiyor; kıtanın bu boğaza bağımlılığı yüzde 10'un altında. Buna rağmen dolaylı etki büyük oldu. Aksaklıklar, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) piyasasında arz daralmasına ve fiyatların yükselmesine yol açtı. Bu da Asya'daki alıcıların daha yüksek fiyat ödeyerek Avrupa'ya gidecek gemileri çekmesine neden oldu; işte bu rekabet, Avrupa'nın stoklarını tarihi düşük seviyelere indirdi.
Avrupa'nın Zorlu Seçeneği
Şubeki'ye göre Avrupa, iki kötü seçenek arasında sıkıştı: Ya düşük stokla kışa girip enerji güvenliğini ve halkın ısınmasını riske atacak, ya da depoları doldurmak için yüksek fiyattan gaz alacak; bu da enflasyonu ve zaten gergin olan hükümet bütçelerini daha da zorlayacak. Alternatif enerji projelerinin ise istikrarsız ve güvenilmez olduğunu belirten uzman, kışın rüzgar enerjisinde yaşanabilecek bir düşüşün, kıtanın kalan stoklarını tüketmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
En Kötü Senaryo
Geçen kışı yüzde 30'un altında bir dolulukla kapatan Avrupa'nın, fiyat artışlarının vatandaşa yansıması halinde ekonomik çalkantı ve toplumsal huzursuzluklarla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Hükümetlerin maliyeti üstlenmesi ise Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna savaşındaki enerji destekleri, yüksek enflasyon ve faiz oranları derken yeni bir mali yük getirecek.
Şubeki, küresel enerji güvenliğinde dönüşümün yaşandığı gaz piyasasının artan talep nedeniyle 2027'den önce normale dönmeyeceğini öngörüyor. Uzman, "Körfez'den yapılan sevkiyatların durması veya sınırlı kalması halinde en kötü senaryo, Avrupa ve Asya'da tüm ekonomik sektörlerin durmasına, ayrıca gazla birlikte elde edilen kükürt ve helyum gibi maddelerin kesintiye uğramasıyla teknoloji ve gıda sektörlerine sıçrayabilir" diye konuştu.