Sudanlı bağımsız gazeteci Muhammed Emin, İngiltere'nin vize başvurusunu reddetmesinin ardından Londra'da düzenlenen ödül törenine katılamadı. Emin, İngiliz yetkilileri ayrımcılık ve dolaylı sansür uygulamakla suçladı.
Middle East Eye için Sudan'da muhabirlik yapan Emin, ülkedeki savaşa ilişkin saha haberleriyle "One World Media 2026" ödüllerinde "Yılın Gazetecisi" seçilmişti. Ancak sekiz günlük ziyaret için yaptığı vize başvurusu İngiltere İçişleri Bakanlığı tarafından reddedilince ödülü video mesajla kabul etmek zorunda kaldı.
İngiltere'nin ret gerekçesi
Red kararında İçişleri Bakanlığı, Emin'in ziyaretçi vizesi koşullarına uygun bir amaçla ülkeye girmek istediğine "ikna olmadığını" belirtti ve ziyaret sonrası İngiltere'den ayrılacağı konusunda şüphelerini dile getirdi.
Seyahat masraflarının çalıştığı medya kuruluşu tarafından tamamen karşılanmasına ve töreni düzenleyen kurumdan resmi davet almış olmasına rağmen alınan kararın idari itiraza veya temyize kapalı olduğu açıklandı.
Çifte standart eleştirisi
Anadolu Ajansı'na (AA) konuşan Emin, ret kararının kendisini kızdırdığını ancak tamamen şaşırtmadığını ifade etti. İçişleri Bakanlığının gerekçelerinin, sığınma talebinde bulunabileceğine dair örtülü bir varsayım içerdiğini belirten Emin, bunu Afrika ve Küresel Güney ülkelerinden gelen gazetecilere yönelik ayrımcı bir muamele olarak niteledi.
İngiltere'nin Sudan krizini tartışmak için siyasi ve insani konferanslara ev sahipliği yaparken Sudanlı gazetecilere bu uluslararası platformlara erişim imkanı tanımamasını "siyasi ve ahlaki bir skandal" olarak değerlendirdi.
Önceki deneyimle karşılaştırma
Emin, 2022 yılında Rus paralı asker grubu Wagner'in Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki ihlallerine ilişkin bir araştırma haberiyle "Martin Adler" ödülünü almak için İngiltere'ye sadece üç günde vize aldığını hatırlattı.
Bu kez tutumun değişmesini, "Yılın Gazetecisi" ödülünü kazandığı ve Sudanlıların Hızlı Destek Kuvvetleri'ne karşı direnişini konu alan haberin içeriğiyle ilişkilendirdi. Emin, kararın "çifte standartları ve belirli sesleri susturma girişimini" yansıttığını savundu.
Sudan'daki insani duruma dikkat çekti
Ülkesindeki insani duruma değinen Emin, Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki savaşın geniş çaplı ihlallere yol açtığını ve bazılarının soykırım seviyesine ulaştığını belirtti. Sudan krizinin, İsrail'in Gazze'deki soykırımı da dahil olmak üzere diğer insani krizlerle eşdeğer uluslararası ilgiyi hak ettiğini vurguladı.
Büyüyen uluslararası dayanışma kampanyalarının savaşan tarafları destekleyen hükümetler üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade eden Emin, Sudanlıların bir yük olmadığını, bireysel eylemlerin tüm bir halkı cezalandırmak için gerekçe yapılamayacağını söyledi. İngiltere hükümetine özellikle çatışma bölgelerinden gelen gazeteciler ve profesyoneller için vize politikalarını gözden geçirme çağrısında bulundu.
Sudan'da süren savaş
Sudan'da 15 Nisan 2023'ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında savaş devam ediyor. BM ve uluslararası tahminlere göre çatışmalar on binlerce kişinin ölümüne, yaklaşık 13 milyon kişinin ülke içinde ve dışında yerinden edilmesine yol açtı. Son aylarda Sudan ordusu Hartum eyaletinin büyük bölümünde kontrolü yeniden sağlarken, Hızlı Destek Kuvvetleri Darfur bölgesinde ve batıdaki bazı bölgelerde varlığını sürdürüyor.