Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 13 Ekim’de başlayan hükümet karşıtı protestolarda şiddet, beşinci günde yargıya ve Merkez Bankasına uzandı. Arnavut haber sitesi CNA’nın aktardığına göre cumartesi akşamı Yüksek Mahkeme binasının yanındaki bir iş yerinin birinci katında çıkan yangın, şiddeti nedeniyle mahkemenin ofislerine sıçradı.
Al Jazeera’nın yayımladığı aşağıdaki görüntülerde, mahkeme çevresinde alevlere teslim olan yapı ve önündeki yanan araç görülüyor.
Yangını itfaiye ekipleri söndürdü. Arnavutluk devlet yayın kuruluşu RTSH, mahkemenin yakınındaki bir iş yerinin ve bazı araçların da yandığını bildirdi. Mahkemenin ofislerinde ve dosyalarında oluşan hasarın boyutu ise henüz netlik kazanmadı.
Merkez Bankası ofislerinin girişi ateşe verildi
RTSH’ye göre polis, Başbakanlık binası önündeki Dëshmorët e Kombit Bulvarı’nı dört tazyikli su aracıyla boşalttıktan sonra göstericiler kentin farklı noktalarına dağıldı. Bir grup, Arnavutluk Merkez Bankasının ofislerinin bulunduğu eski Dajti Oteli binasına molotofkokteyli atarak binanın girişini ateşe verdi.

“Şiddet protesto değildir”
Adalet Bakanı Toni Gogu, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada saldırıya uğrayan iki kurumun da hükümete bağlı olmadığını vurguladı. Gogu, “İki bağımsız kurum. Hiçbiri hükümet ofisi değil. İkisi de ülkeye ve vatandaşlara hizmet ediyor” dedi.
Bir mahkemeyi ateşe verenin hükümeti değil, vatandaşların adalet hakkını vurduğunu söyleyen Gogu, “Protesto bir haktır. Şiddet protesto değildir” ifadelerini kullandı. Bakan, yangını söndüren itfaiyecilere teşekkür etti, Yüksek Mahkemenin hâkimleri ve çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirtti.

Salıdan bu yana 272 yaralı
Arnavutluk Sağlık Bakanlığının pazar sabahı açıkladığı verilere göre cumartesi günkü olaylarda 37’si polis 65 kişi yaralandı, bunlardan 12’si hastaneye kaldırıldı. Böylece salıdan bu yana yaralananların sayısı 272’ye ulaştı; bunların 169’u polis. Polis de hafta boyunca 167 kişinin gözaltına alındığını, 388 kişi hakkında cezai işlem başlatıldığını açıkladı.
Altıncı gün: Karakola molotofkokteyli
Protestoların altıncı günü olan pazar günü yüzlerce kişi öğle saatlerinde yeniden Eğitim Bakanlığı önünde toplanarak “Rama, istifa” sloganı attı. Polisin tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahale etmesinin ardından çatışmalar kent merkezine yayıldı.
Göstericiler Tiran’daki bir polis karakoluna molotofkokteyli ve piroteknik malzemeyle saldırdı. Emniyetten Albert Nushi, saldırının polisleri ve gözaltındaki kişileri tehlikeye attığını belirterek “Bir karakola saldırı protesto değildir” dedi. Sağlık Bakanlığına göre pazar günü 19’u polis olmak üzere 28 kişi yaralandı; yaralılar arasında dört gösterici, dört yoldan geçen vatandaş ve bir gazeteci de var.
Rama geri adım atmıyor
Başbakan Edi Rama, pazar günü yayımladığı bir saati aşkın video mesajında istifa çağrılarını bir kez daha reddetti ve protestoları “dışarıdan bir elin işi” olarak nitelendirdi. Avusturya Federal Basın Servisi’nin açıklamasına göre Rama’nın pazartesi günü Viyana’da Avusturya Başbakanı Christian Stocker’la yapacağı görüşme de Arnavut tarafınca iptal edildi.
ABD’nin Tiran Büyükelçiliği cumartesi gecesi “tüm taraflara itidal ve sükûnet” çağrısı yaptı. Avrupa Komisyonu da Tiran ve diğer kentlerdeki şiddeti kınayarak müdahalenin “orantılı kalması” gerektiğini vurguladı, sorunların “yapıcı bir diyalogla” çözülmesini istedi.
Öğrenciler ne istiyor?
Eylemler 13 Ekim Salı günü Tiran’daki Eğitim Bakanlığı önünde başladı. Gençler yüksek harçlara, üniversitelerdeki kötü koşullara, işsizliğe ve hükümete yönelik yolsuzluk iddialarına tepki gösteriyor. Cumartesi günü bakanlığın avlusuna yanan bir valiz atan öğrenciler, daha iyi bir gelecek için ülkeyi terk etmek zorunda kalmak istemediklerini anlatmak istemişti. Göstericilerin ortak talebi ise Rama’nın istifası.