Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin Birleşik Arap Emirlikleri'nden İtalya'ya uzanan yurt dışı gezileri sırasında, basın toplantılarından kaçınması ve basın mensuplarının sorularına yanıt vermemesi dikkat çekti. Hollanda'da Hint kökenli bir gazetecinin, Hindistan ve Hollanda başbakanları arasında ortak basın toplantısının neden yapılmadığını sorması ve Norveç'te özgür basın olarak tanımlanan Norveç medyasından bir gazetecinin Modi'ye soru sorma talebinde bulunması, Hindistan'ın basın özgürlüğü ve azınlık hakları konusundaki uluslararası eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.
Hindistan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Sibi George'un bu sorulara verdiği yanıtlar, resmi açıklamalarda sıkça kullanılan ve eleştirileri etkisizleştirmeye yönelik ifadeler içerdi. George, Hindistan'ın çok dinli ve çoğulcu bir ülke olduğunu, azınlıkların nüfusunun arttığını ve ülkenin büyük bir demokrasi olduğunu savundu ancak bu açıklamalar eleştirmenler tarafından ikna edici bulunmadı.
Ayrıca, Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Surya Kant'ın genç aktivistlere yönelik 'hamam böceği' benzetmesi yapması ve sosyal medya ile bilgi edinme hakkını kullanan aktivistlere yönelik olumsuz yaklaşımı, ülkedeki sosyal aktivizm ve ifade özgürlüğü tartışmalarını alevlendirdi. Bu sözler, ülkede ifade özgürlüğü ve demokratik haklar konusunda endişeleri artırdı.
Son olarak, sosyal medyada 'Cockroach Janata Party' adlı hiciv grubu, hükümetin sansür girişimlerine rağmen geniş bir takipçi kitlesi edindi ve bu durum Hindistan'da ifade özgürlüğü ve devlet kontrolü arasındaki gerilimi gözler önüne serdi.