Kanada’nın Toronto kentinde bir araya gelen bazı Afgan göçmenler, Afganistan’da kadınlara yönelik baskının "cinsiyet apartheidı" olarak tanınmasını ve Hazaralara karşı "soykırım" iddialarının kabul edilmesini istedi.
Gösteri, dün pazar günü düzenlendi. Katılımcılar, Afganistan’daki kadınlar ve kız çocuklarıyla dayanışma mesajı verdi; özellikle Herat’ta kadınlara yönelik baskıyı kınadı ve geniş çaplı insan hakları ihlallerine karşı çıkıldığını açıkladı.
Kadınların eğitim ve kamusal yaşamdan dışlandığı vurgulandı
Protestocular, Afganistan’da kadın ve kız çocuklarının eğitim, çalışma, serbest dolaşım, toplumsal yaşama katılım ve kamusal alanda bulunma gibi temel haklardan mahrum bırakıldığını söyledi. Hazırlanan bildiride, bunun insan haklarının açık ihlali olduğu ve toplumun yarısının kamusal hayattan sistemli biçimde dışlanması anlamına geldiği ifade edildi.
Katılımcılar, kadınları temel insan haklarından yoksun bırakan kadın düşmanı ve ayrımcı politikaları en sert ifadelerle kınadıklarını belirtti. Ayrıca, Afgan kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcılığının uluslararası hukukta insanlığa karşı suç olarak tanınmasını talep etti.
Eğitim kurumlarının açılması çağrısı yapıldı
Gösteride, kız çocukları ve kadınlar için okulların, üniversitelerin ve tüm eğitim kurumlarının derhal yeniden açılması istendi. Katılımcılar, eğitim, çalışma, ifade özgürlüğü, serbest dolaşım ve toplumsal katılımın geri alınamaz temel haklar olduğunu vurguladı.
Protestocular, Afganistan’da kadınların karşı karşıya kaldığı baskının yalnızca eğitim alanıyla sınırlı olmadığını, toplumsal yaşamın tüm başlıklarına yayıldığını savundu. Bu nedenle uluslararası toplumdan daha net ve etkili bir tutum beklediklerini söyledi.
Hazaralara yönelik endişe ve uluslararası çağrı
Katılımcılar, Panjshir ve Andarab gibi bölgelerdeki yapısal ayrımcılık, hedefli şiddet, toprak gaspları ve askeri baskıdan da duydukları endişeyi dile getirdi. Ayrıca, Hazaralara yönelik eğitim ve ibadet yerlerinde gerçekleşen ölümcül ve sistematik saldırılara dikkat çekti.
Protestoda, uluslararası toplum ve insan hakları kuruluşlarından Hazaralara yönelik soykırım iddialarını tanıması ve bunu durdurmak için acil adım atması talep edildi. Katılımcılar, Birleşmiş Milletler’e, Kanada hükümetine, demokratik ülkelere ve insan hakları kurumlarına sessiz kalmama çağrısı yaptı.
Yaptırım, belgeleme ve hesap verebilirlik talebi
Gösteriye katılanlar, diplomatik baskı, etkili yaptırımlar, ihlallerin belgelenmesi, hesap verebilirlik mekanizmaları ve mağdurlara doğrudan destek gibi adımların hayata geçirilmesini istedi. Açıklamada, adalet ve eşitliğin sağlanmasının Afganistan için hayati bir gereklilik olduğu savunuldu.
Herat’ta geçen hafta kadınların kıyafet kurallarına uymadığı gerekçesiyle çok sayıda kişinin gözaltına alınmasının ardından bölge sakinlerinin protesto düzenlediği, bu protestonun ise kısa sürede bastırıldığı hatırlatıldı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, müdahale sırasında en az bir kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
Herat’taki baskının ardından farklı ülkelerde yaşayan Afgan göçmenlerin de son günlerde gösteriler düzenleyerek kadınların gözaltına alınmasına ve protestoların bastırılmasına tepki gösterdiği belirtildi. Bu eylemler, Afganistan’daki hak ihlalleri konusunda diasporadaki tepkinin büyüdüğünü gösterdi.