Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, İran savaşı sonrası oluşan enerji fiyatı baskısı altında bu hafta kritik Para Politikası Kurulu toplantısını yapacak. Karar, 11 Haziran’da açıklanacak ve politika faizinin yüzde 37’de bırakılıp bırakılmayacağı netleşecek.
Toplantı, savaşın küresel petrol fiyatlarını sert biçimde yukarı çektiği bir dönemde yapılıyor. Bu gelişme, enerji ithalatına bağımlı ülkelerde enflasyon görünümünü daha temkinli hale getirdi.
Enflasyonda mayıs verisi ne gösterdi?
Resmi verilere göre tüketici fiyatları mayısta aylık bazda yüzde 1,71 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,61 olarak kaydedildi.
Bu oran, nisanda kaydedilen yüzde 4,18’lik aylık artışın altında kaldı. Yıllık enflasyon da önceki ayki yüzde 32,37 seviyesinin üzerine çıktı.
Türkiye İstatistik Kurumu verileri, yıllık artışta eğitim ve konut kalemlerinin öne çıktığını gösterdi. Ulaştırma ile gıda ve alkolsüz içeceklerde de ortalamanın üzerinde artış görüldü.
Merkez Bankası ne yapabilir?
Piyasa beklentisi, Merkez Bankası’nın faizi bu toplantıda değiştirmemesi yönünde şekilleniyor. Ekonomistler, mevcut yüzde 37 seviyesinin korunmasını en güçlü ihtimal olarak değerlendiriyor.
Buna karşın faiz artışı olasılığı da masada kalmayı sürdürüyor. Bazı ekonomistler, politika faizinin 300 baz puan artırılarak yüzde 40’a çıkarılabileceğini öngörüyor.
Geçen ay banka, yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 16’dan yüzde 24’e yükseltmişti. Kararda, İran savaşının yarattığı kısa vadeli fiyat etkilerinin belirgin kalacağı vurgulanmıştı.
Bakan Şimşek’ten enflasyon mesajı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mayıs verilerinin ardından yaptığı açıklamada, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın enflasyon görünümünü baskıladığını söyledi. Şimşek, alınan adımlarla bu etkilerin sınırlandırıldığını belirtti.
Şimşek, hafta başında da dezenflasyon hedefinden vazgeçilmediğini vurguladı. Böylece ekonomi yönetimi, artan dış baskılara karşın fiyat istikrarı mesajını öne çıkardı.
Analistlerin beklentisi nasıl şekilleniyor?
Finansal hizmetler şirketi Matriks’in yaptığı ankette görüş bildiren 33 ekonomistin 27’si, faizin sabit bırakılacağını tahmin etti. Altı ekonomist ise artış beklentisini dile getirdi.
ING’nin değerlendirmesinde de mevcut koşullarda faizin değiştirilmemesi beklenirken, jeopolitik belirsizliklerin ve iç gelişmelerin daha ihtiyatlı bir duruşa yol açabileceği ifade edildi. Kurum, bu durumda politika faizinin mevcut etkin fonlama seviyesi olan yüzde 40’a doğru yükseltilebileceğini belirtti.
Türkiye, İran savaşından önce enflasyonu 2022 sonundaki yüzde 80’in üzerindeki seviyelerden yaklaşık yüzde 30’lu düzeye indirmişti. Ancak savaşın enerji kanalı üzerinden yarattığı baskı, yeni karar dönemini daha hassas hale getirdi.
Aynı hafta Avrupa Merkez Bankası’nın da toplanması bekleniyor. Piyasalar, euro bölgesindeki enflasyon hızlanması nedeniyle bankanın faiz artırabileceğini fiyatlıyor.