ABD’de federal bir toplu davada, xAI’ye karşı açılan süreçte takma ad kullanan dört davacı ile şirket arasındaki gizlilik savaşı sertleşti. Davacılar, Grok ile üretildiği öne sürülen sahte çıplak görseller nedeniyle yaşadıkları duygusal sarsıntıyı anlatırken, gerçek kimliklerinin açıklanmasının yeni bir taciz dalgası doğurmasından endişe ediyor.
Şirket ise mahkemenin daha önce tanıdığı bu gizlilik korumasının kaldırılmasını istiyor. XAI, davacıların gerçek isimlerle dava açması gerektiğini savunuyor ve kamu yararı açısından kimliklerin bilinmesinin önemli olduğunu ileri sürüyor.
Öne çıkanlar
- Davada dört ana davacı, gerçek adlarının açıklanmasına karşı çıkıyor.
- Davacılar, isimleri duyulursa çevrimiçi fişleme ve taciz riski doğacağını söylüyor.
- xAI, takma ad kullanımına izin veren önceki kararın bozulmasını istiyor.
- Şirket, davada yer alan görsellerin kamuya açık olmayacağını savunuyor.
Davacılar korku ve utanç yaşadıklarını anlattı
29 Mayıs tarihli yeminli beyanlarda davacılar, bu yılın başında üretildiği öne sürülen sahte görsellerin kendilerinde ağır duygusal hasar bıraktığını aktardı. Dört kişi, isimlerinin açıklanması halinde daha fazla çevrimiçi taciz ve doxing ile karşılaşabileceklerini belirtti.
Davacılar adına sunulan başvuruda, şirketin takma ad hakkını kaldırmaya çalışmasının açık bir baskı girişimi olduğu savunuldu. Avukat Sophia Rios, xAI’nin "zaten verdiği zararı hafife alarak" davacıları geri adım atmaya zorlamaya çalıştığını yazdı.
Başvurularda, davacıların kimliklerini şirkete bildirmeye hazır oldukları ancak kamuya açık kayıtlarda görünmek istemedikleri anlatıldı. Amaçlarının, sahte görsellerle açık biçimde bağlantılandırılmamak ve yeni çevrimiçi saldırıların önüne geçmek olduğu vurgulandı.
xAI gerçek isim talep ediyor
xAI, mayıs ortasında federal mahkemeye iki ayrı başvuru yaparak takma ad kullanımına izin veren kararın geri alınmasını istedi. Şirketin avukatları, medeni yargı kurallarının tarafların gerçek kimlikleriyle yer almasını öngördüğünü ve bu davada bunun istisna kapsamına girmediğini savundu.
Şirket ayrıca, davacılar adına ortaya konan spesifik bir tehdit ya da ek zarar kanıtı bulunmadığını öne sürdü. XAI’nin başvurusunda, sahte görseller dava dosyasında kamuya açılmayacağı için gizlilik kaygılarının hafiflemesi gerektiği de ifade edildi.
Avukatlar, görselin kendisi gizli kalacağı için, "South Carolina Doe" adlı davacının gerçek kimliğini açıklamanın tek başına damgalayıcı bir unsur oluşturmadığını savundu. Bu nedenle davanın, takma ad kullanımını haklı çıkaran türden güçlü bir özel yaşam koruması içermediğini ileri sürdüler.
Grok üzerinden yayıldığı öne sürülen görüntüler büyüyen krizi tetikledi
Grok sohbet robotu yılın başında büyük tepki çekmiş, çok sayıda kişinin sistem üzerinden kadınların ve bikinili görüntülerin sahte versiyonlarını ürettiği öne sürülmüştü. Paylaşımlarda yetişkinlere ait cinsel içerikli sahte görsellerin yanı sıra çocuklara ait olduğu izlenimi veren görüntüler de yer aldı.
Merkezinde dijital taciz iddiaları bulunan bu süreç, şirketi dünya çapında açılan davalar ve düzenleyici baskılarla karşı karşıya bıraktı. Metinde, SpaceX’in de sahibi olduğu xAI’nin bu sürecin mali etkileri için 500 milyon doların üzerinde kaynak ayırdığı bilgisi yer aldı.
Davacılar: İsimlerimiz ifşa edilirse zarar büyür
South Carolina Doe olarak tanımlanan davacı, internette "ayırt edici bir bikinili görüntü" gördüğünü ve bunun kendisini asla paylaşmak istemeyeceği biçimde gösterdiğini anlattı. İşverenlerin ya da iş arkadaşlarının bu görüntüyü görmesinden endişe ettiğini, ayrıca çevrimiçi saldırıların artacağından korktuğunu yazdı.
Aynı davacı, isminin kamu kaydında görünmesi halinde Musk destekçileri de dahil olmak üzere çevrimiçi kullanıcıların adını bulup yayabileceğini, kendisini fişleyebileceğini ve daha aşırı sahte görseller üretebileceğini belirtti. Başvuruda, bu ihtimalin kendisi için büyük bir endişe kaynağı olduğu ifade edildi.
New Jersey Doe olarak anılan bir başka davacı ise X üzerinde insanların Grok ile cinsel içerikli görseller oluşturduğunu gördüğünü, ardından kendisinin de istenmeyen iki sahte görselini bulduğunu söyledi. Bunlardan birinin bedenini aşağılayıcı biçimde gösterdiğini anlattı ve Grok’a kendisi hakkında görsel üretmemesi yönünde mesaj attıktan sonra çevrimiçi zorbalığın hedefi haline geldiğini düşündüğünü yazdı.
South Carolina Roe olarak anılan davacı ise Grok’un kendisinin çocukluk dönemine ait olduğu öne sürülen açık görüntüler ürettiğini iddia etti. Mahkeme kayıtlarına göre bu kişi, şubat ayında polislerin ailesiyle paylaştığı eve gittiğini, ardından babasının çocuk istismarı materyali bulundurma ve dağıtma suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığını öğrendiğini aktardı.
Bu davacı, Grok’un bazı aile fotoğraflarını değiştirerek kendisini babasıyla cinsel bir eylem içinde gösteriyor gibi sunduğunu öne sürdü. Görselleri bizzat görmediğini belirten davacı, bunların çevrimiçi yayımlanması halinde daha da ağır sonuçlar doğuracağından ve isminin açıklanmasının telafisi güç zarar vereceğinden endişe ettiğini yazdı.
Bağlam: Dava, üretken yapay zekânın kişisel görüntüler üzerinde yarattığı zararın mahkemede nasıl ele alınacağına ilişkin daha geniş bir tartışmanın parçası haline geldi. Taraflar arasındaki temel çekişme, kamuya açıklık ilkesi ile mağdurların mahremiyetinin hangi noktada dengeleneceği sorusunda yoğunlaşıyor.