Türkiye, 2026-2032 döneminde Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) karargahına ev sahipliği yapacak. Bu gelişme, Türkiye'nin Balkanlar'da bölgesel sahiplenme, kapsayıcılık ve çok taraflılık temelinde yürüttüğü dış ve güvenlik politikasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
SETA Vakfı Savunma Araştırmacısı Rıfat Öncel, SEEBRIG'in artan güvenlik sınamaları karşısında öneminin yükseldiğini belirtiyor. Çok uluslu tugayın, Güneydoğu Avrupa'daki güvenlik işbirliğinin araçlarından biri olduğu ifade ediliyor.
Türkiye'nin Balkanlar politikası
Türkiye, Balkanlar'daki Türk nüfus, tarihsel bağlar ve bölgenin jeopolitik konumu nedeniyle bölgede barış ve istikrarın korunmasını hedefleyen bir politika izliyor. Bu çerçevede uluslararası misyonlara personel ve kurumsal destek sağlıyor.
Türkiye, Avrupa Birliği'nin NATO'dan devralarak yürüttüğü Bosna Hersek'teki Avrupa Birliği Barış Gücü Misyonu'na AB dışındaki ülkeler arasında en fazla personel katkısı yapan ülke konumunda bulunuyor. Türkiye ayrıca Kosova Barış Gücü'ne güçlü personel katkısı sağladı ve bu mekanizmanın komutasını iki kez üstlendi.
Türkiye, 2009-2010 döneminde Bosna-Hersek ve Sırbistan ile, ardından Bosna-Hersek ve Hırvatistan ile üçlü danışma mekanizmaları oluşturdu. 2025'te ise Türkiye öncülüğünde, AB üyesi olmayan altı Balkan ülkesi ile sürekli diyaloğu amaçlayan Balkan Barış Platformu kuruldu.
SEEBRIG'in yapısı ve görev alanı
1999'da kurulan SEEBRIG'in misyonu, Avrupa'nın güneydoğusunda bölgesel istikrara, askeri işbirliğine ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlamak olarak belirlendi.
Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Yunanistan tugayın üye ülkelerini oluşturuyor. Karargahın bulunduğu yer ve tugay komutanlığı bu ülkeler arasında dönüşümlü olarak yürütülüyor. Yapı, Adriyatik Denizi'nden Ege ve Akdeniz üzerinden Karadeniz'e uzanan stratejik hat üzerinde konumlanıyor.
SEEBRIG, NATO'ya bağlı bir yapılanma değil ancak ittifakla yakın ilişki içinde bulunuyor. Tugay, 2006'da NATO'nun Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücü misyonu kapsamında görev yaptı; Kabil ve çevresinde güvenlik ve istikrarın sağlanması ile sivil halka yönelik insani yardım faaliyetlerinin koordinasyonuna katkı sundu.
SEEBRIG'in benzer operasyonlarda veya gönüllüler koalisyonu gibi girişimlerde kullanılabilmesi için tüm üye ülkelerin onayı ve ülkelerin iç hukuk süreçlerini tamamlaması gerekiyor. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Birleşik Krallık ve Fransa tarafından gündeme getirilen Gönüllüler Koalisyonu fikrini Türkiye desteklemişti. Ancak Rusya'nın sert muhalefeti nedeniyle bu girişimin hayata geçirilmesinin zor olduğu değerlendiriliyor.
Balkanlar ve Avrupa güvenliği
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından Avrupa'nın savunma mimarisinin yeniden şekillendiği, Balkanlar'ın da Doğu Avrupa, Baltık ve İskandinavya ile birlikte Avrupa güvenliğinin önemli kanatlarından biri haline geldiği değerlendiriliyor.
Avrupa Birliği, Şubat 2022 sonrasında bölge ülkelerine yönelik genişleme politikasını hızlandırdı. Bu süreçte Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Moldova'nın üyelik müzakereleri başlatıldı, Bosna Hersek'e adaylık statüsü verildi ve Kosova üyelik başvurusunda bulundu. 2014'te müzakereleri başlayan Sırbistan'ın üyelik sürecinde ise ilerleme sağlanmadı.
Balkanlar, Batı Avrupa'yı NATO'nun en doğudaki üyelerinden Romanya'ya bağlayan batı-doğu lojistik hattı üzerinde bulunuyor. Romanya aynı zamanda Balkanlar'da en fazla ABD askeri bulunan ülke olarak ve NATO'nun balistik füze savunma sistemi Aegis Ashore'a ev sahipliği yapmasıyla öne çıkıyor.
NATO ve AB üyesi olmayan Moldova, Romanya ile Ukrayna arasında yer alıyor. Moldova'daki Transdinyester bölgesinin tek taraflı bağımsızlık ilanı, Moldova ile Rusya arasındaki ilişkilerde gerilimin sürmesine neden oluyor. Rusya'nın Ukrayna'dan sonra Moldova'yı hedef alabileceği veya Transdinyester üzerinden Odessa'ya yönelik bir askeri harekat düzenleyebileceği yönündeki değerlendirmeler ise analiz ve istihbarat görüşleri olarak aktarılıyor.
Balkanlar'ın yerel ve bölgesel sorunların kesiştiği bir alan olduğu, bu nedenle savaşın yayılabileceği bölgeler arasında değerlendirildiği belirtiliyor. Karadeniz'de sivil ticaret gemilerine yönelik saldırıların arttığı yönündeki değerlendirmeler de bölgesel işbirliğinin önemini gündeme getiriyor.
Türkiye ile savunma işbirliği
Türkiye'nin Balkan ülkeleriyle askeri işbirliğini artırmasının yanı sıra savunma sanayisi ihracatıyla ilişkilerini derinleştirmesi bekleniyor. SEEBRIG üyesi Arnavutluk, Romanya ve Kuzey Makedonya'nın son yıllarda Türkiye'den insansız hava araçları, zırhlı kara araçları, topçu sistemleri ve savaş gemileri sipariş ettiği aktarılıyor.
Bulgaristan, Romanya ve Türkiye ile birlikte MCM Black Sea girişiminde yer alıyor. Avrupa Birliği'nin yasal mekanizmalarının Avrupa ülkeleriyle savunma sanayisi işbirliğinin tam potansiyeline ulaşmasını sınırladığı, buna rağmen Türk savunma ihracatının yarısından fazlasının Avrupa ve NATO müttefiklerine yapıldığı ve bu eğilimin sürmesinin beklendiği değerlendiriliyor.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltma ihtimalinin gündemde olduğu bir ortamda, SEEBRIG gibi bölgesel mekanizmaların öneminin artabileceği öngörülüyor.