Türkiye'de enerji depolama sektörünün gelecek yıl 5 gigavatsaat kapasiteye ulaşması hedefleniyor. Sektörün gündeminin ve yatırım beklentilerinin ele alındığı basın toplantısında konuşan Bayram, bu yıl için belirlenen 1 gigavatsaatlik hedefin yakalandığını söyledi.
Bayram, gelecek yılki hedefin daha da yukarı taşınabilmesi ve yatırımların hızlandırılabilmesi için uygun maliyetli finansmana ihtiyaç olduğunu belirtti. İlk tesislerin devreye girmesiyle depolama yatırımlarına ilişkin gelir modellerinin sahada karşılık bulduğunu, bunun da bankalar ile finans kuruluşlarının ilgisini artırdığını ifade etti.
Depolama yatırımları için finansman beklentisi
Bayram, enerji depolama sistemlerinin yenilenebilir kaynakların daha verimli kullanılabilmesi açısından önemli olduğunu dile getirdi. Güneş ve rüzgar gibi kaynaklardan üretimin depolanmaması halinde bu kaynakların verimli kullanımının sınırlanacağını belirten Bayram, fosil yakıtların enerji ithalatında önemli bir kalem oluşturduğunu kaydetti.
Depolamanın, yenilenebilir enerji santrallerinden bağımsız bir yatırım olarak da gelir sağlayabildiğini belirten Bayram, bu tür projelerin geri ödeme kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Bayram, depolama yatırımlarının uluslararası finans çevreleri tarafından finanse edilebilir projeler olarak değerlendirildiğini aktardı.

Derneğin 8 Aralık'ta Ankara'da düzenleyeceği 3. Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi'nde finansman modelleri de gündeme alınacak. Bayram, bu modellerin sahada kanıtlanmasının finansman maliyetlerini düşürerek yeni yatırımların önünü açabileceğini belirtti.
Elektrik talebindeki artış depolamayı öne çıkarıyor
Artan elektrikli araç kullanımı ile yapay zeka uygulamalarına hizmet veren veri merkezlerinin sayısındaki yükselişin elektrik talebini artırdığını belirten Bayram, bu nedenle elektriğin üretildiği ve tüketildiği yerde dengelenmesinin önem kazandığını söyledi.
Farklı enerji kaynaklarının birlikte verimli çalışabilmesi için depolama sistemlerinin yanı sıra yazılım ve kontrol sistemlerine de ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Bayram, üretimin dağıtık hale getirilmesi ve bölgesel kontrol imkanlarının geliştirilmesiyle iletim hatlarına duyulan ihtiyacın azalabileceğini kaydetti.

Bayram, enerji depolama sistemlerinin elektrik şebekesinin dengelenmesi ve arz güvenliği açısından da önem taşıdığını belirtti. Türkiye'deki üreticilerin fabrikalarını devreye aldığını ve yeni yatırımların sürdüğünü söyledi.
Yerli üretim ve ihracat hedefi
Yerli üretim imkanlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Bayram, enerji depolama sistemlerinde hücre dışındaki tüm ekipmanların Türkiye'de üretilebildiğini, buna yazılımın da dahil olduğunu ifade etti.
EDEDER Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya ise Türkiye'de depolamalı projeler için 33 bin 500 megavat kapasite tahsis edildiğini açıkladı. Kaya, depolamanın güneş ve rüzgar santrallerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek yeni yatırımların yeşil finansmandan daha fazla pay almasını beklediklerini söyledi.
Yazılım, batarya paketleme ve inverter alanlarında üretim ve ihracat imkanlarının geliştiğini belirten Kaya, ihracatın artırılması ve sektördeki üretim yapısının büyütülmesi amacıyla Ticaret Bakanlığı ile görüşmeler yürüttüklerini aktardı. Kaya, Türkiye'nin bölgenin batarya üretim merkezi haline gelmesini ve enerji depolama sistemleri ihracatının geliştirilmesini hedeflediklerini dile getirdi.