Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz ile Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kavgacı, 2026 yaz aylarında sıcaklık ve orman yangınlarına karşı uyarılarda bulundu.
Prof. Dr. Kurnaz, orman yangınlarının insan kaynaklı başladığını söyledi ve dikkatsizliğin en önemli nedenlerden biri olduğuna dikkat çekti. Ormanların korunmasının hayat ve yağış düzeni açısından kritik olduğunu belirten Kurnaz, vatandaşların yangınlara karşı nasıl davranması gerektiği konusunda bilinçlenmesinin şart olduğunu ifade etti.
Kurnaz, yardım ekipleri ve itfaiye olay yerine ulaşana kadar insanların kendi imkanlarıyla da müdahaleye destek verebilmesi gerektiğini söyledi. Büyük orman yangını tehlikesi bulunan bölgelerde yurttaşların iyi eğitilmesi gerektiğini vurgulayan Kurnaz, afet gönüllülerinin de depremde olduğu gibi yangınlar için bir araya getirilmesini önerdi.
Prof. Dr. Kurnaz, temmuz sonrasında şimdiye kadar hiç görülmeyen sıcaklıkların yaşanma ihtimalinin yüksek olduğunu, yüksek sıcaklığın tek başına değil nemle birleştiğinde daha ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bu tür koşulların özellikle yaşlılar için tehlike yaratabileceğini söyleyen Kurnaz, 2003’te Fransa’nın başkentinde yaşanan ve iki haftada 17 bin kişinin hayatını kaybettiği sıcak hava dalgasını örnek gösterdi.
Kurnaz, yağış düzenindeki değişime de dikkat çekti. Sakin ve toprağı ıslatan yağışların azalabileceğini, buna karşılık kısa süreli ve şiddetli yağmurların artabileceğini ifade eden Kurnaz, bu tip yağışların orman yangınlarına karşı büyük bir fayda sağlamadığını söyledi. Ona göre hem insan dikkatsizliği hem de yağış rejimindeki kayma ciddi yangınlara zemin hazırlayabilir.
Değişen yangın rejimi
Prof. Dr. Ali Kavgacı ise dünyada 400 milyon yıldır yangınların görüldüğünü, ekosistemlerin bu sürede yanmayı öğrendiğini ancak insanın doğaya müdahalesiyle doğal yangın rejiminin değiştiğini anlattı. Kavgacı, artık geçmişe göre orman yangınlarının daha yoğun konuşulduğunu ve daha uzun bir sezon boyunca gündemde kaldığını söyledi.
Kavgacı, geçmişte İzmir’de yangınların daha çok temmuz sonu ile ağustos başında konuşulduğunu, bugün ise hazirandan kasım ayına kadar büyük yangın riskinin gündemde olduğunu ifade etti. Eskiden 100-200 hektarlık yangınların büyük kabul edildiğini, bugün ise bin hektarın üzerindeki yangınların olağan bir başlık gibi konuşulduğunu belirtti. Türkiye’de 2025 yılında orman yangınlarının 5 bini aştığını da söyledi.
Hava sıcaklıklarının artmasıyla ormanların daha kolay nem kaybettiğini ve yanıcı maddeye dönüştüğünü aktaran Kavgacı, büyük yangınların kolay söndürülemeyeceğini vurguladı. Böyle bir durumda atmosferin desteğinin gerektiğini söyleyen Kavgacı, sıcaklığın düşmesi, nemin yükselmesi ve rüzgarın durmasının yangınların kontrol altına alınmasını kolaylaştıracağını ifade etti.
Kavgacı ayrıca, İzmir’de son 10 yılda ormana doğru yerleşimlerin arttığını, nüfusun yangın tecrübesinin sınırlı kaldığını ve bu nedenle yangın yönetiminin zorlaştığını söyledi. Kırı bilmeyen kentlinin kırdaki yaşam mücadelesi gibi bir durum oluştuğunu belirten Kavgacı, spiral kesmekten kaynak makinesine kadar çeşitli nedenlerle yangın çıkabildiğini hatırlattı.
İzmir, Çanakkale, Manisa ve Bursa’da kıra yeni yerleşen kentlilerin orman yangınları konusunda farkındalığa ve bu farkındalığı davranışa dönüştürecek bir bilinçlenmeye ihtiyaç duyduğunu söyleyen Kavgacı, büyük yangın riskinin yalnızca doğayla değil, insan alışkanlıklarıyla da yakından bağlantılı olduğunu dile getirdi.