Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, petrol ihracatının yeniden açılmaması halinde ülkenin mali bir felaketle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Hüseyin, devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını sağlayan petrol akışının durmasının Irak ekonomisini ağır baskı altına aldığını belirtti.
Ülkenin krizi, İran’la savaşın ardından Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmayla derinleşti. Boğazın büyük ölçüde kapalı kalması, Irak’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’in ham petrol sevkiyatlarını da kısıtladı ve dünya genelinde petrol fiyatlarını yukarı çekti.
Üretim sert düştü
Irak Petrol Bakanlığı verilerine göre ülkenin üretimi mayısta günlük ortalama 4,3 milyon varilden yaklaşık 1,4 milyon varile geriledi. Kuzeydeki Türk limanı Ceyhan üzerinden ise sınırlı şekilde yaklaşık 200 bin varil günlük akış sağlanabildi; bu miktar daha önce yaklaşık 3,5 milyon varil seviyesindeydi.
Petrol Bakanı Basim Muhammed, geçen ay yaptığı açıklamada Irak’ın nisan ayında Hürmüz Boğazı üzerinden 10 milyon varil ihraç ettiğini, savaş öncesinde ise aylık miktarın yaklaşık 93 milyon varil olduğunu söylemişti. Bu tablo, ihracat hattındaki daralmanın boyutunu ortaya koydu.
Gelir kaybı bütçeyi zorluyor
Fuad Hüseyin, son aylarda ihracatın durma noktasına gelmesiyle Bağdat’ın maaş ödemeleri için rezervlere ve devlet bankalarından sağlanan kısa vadeli avanslara yaslandığını anlattı. Bakan, "Maaş ödemeleri için eldeki rezervlere dayanıyoruz ama gelirimiz yok" dedi.
Hüseyin, Merkez Bankası’nın harcamaları karşılamak için trilyonlarca dinar daha bastığını da söyledi. Ancak para basmanın çözüm olmadığını, bunun enflasyonu artırdığını ve alım gücünü zayıflattığını vurguladı. "Para basmak sorunu çözmez, tehlikelidir" ifadelerini kullandı.
Bakan, enflasyonun yükseldiğini ve daha önce fiyatlar ile satın alma gücü açısından daha iyi bir konumda olduklarını, şimdi ise alım gücünün zayıflayacağını belirtti. Merkez Bankası ise yorum talebine yanıt vermedi.
Alternatif hatlar ve Kerkük-Bağdat boru hattı
Bağdat yönetimi, alternatif güzergâhlardan ihracatı günlük 500 bin ile 700 bin varil seviyesine çıkarmaya çalışıyor. Hüseyin, hükümetin bu hedef için farklı kanalları devreye sokmak istediğini söyledi.
Geçen hafta Başbakan Ali el-Zaidi, Kürdistan Bölgesi’nde faaliyet gösteren petrol şirketlerinden üretimi yeniden başlatmalarını ve Irak-Türkiye boru hattına sevkiyatı sürdürmelerini istedi. Bölgedeki bazı petrol ve gaz şirketleri, İran destekli milislere atfedilen insansız hava aracı saldırıları sonrası üretimi durdurmak zorunda kalmıştı.
El-Zaidi, Kürdistan Bölgesel Hükümeti yetkilileri ve uluslararası petrol şirketlerinin yöneticileriyle yaptığı toplantıda ortak çalışmanın, uygun işletme koşullarının ve şirketlerin işini destekleyecek temel ihtiyaçların önemine dikkat çekti. Ofisinden yapılan açıklamada, çatışma sırasında Irak Kürdistanı’nda ortaya çıkan çalışma koşulları ve faaliyetlerin en kısa sürede yeniden başlamasına yönelik planlar hakkında bilgi aldığı belirtildi.
Açıklamada, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının kesintiye uğraması nedeniyle Irak’ın büyük zarar gördüğü, bu kayıpları azaltmak için üretimi artırmanın önündeki engellerin aşılması gerektiği ifade edildi.
Ekonomide daralma uyarısı
Irak ekonomisinin sıkışması yalnızca İran savaşıyla sınırlı değil. Bağdat, Washington’un İran’a yakın milislerin silahsızlandırılması yönündeki baskısıyla da karşı karşıya ve bu durum uzun süredir bekleyen yapısal reformları daha da zorlaştırıyor.
Uluslararası Para Fonu, nisan ayındaki bölgesel görünüm raporunda Irak ekonomisinin bu yıl yüzde 6,8 daralacağını öngördü. Bu tahmin, geçen ekime kıyasla 10 puandan fazla aşağı çekildi ve bölgedeki doğrudan etkilenen petrol ihracatçıları arasında en sert düşüş beklentisi olarak öne çıktı.
Irak’ın petrol geliri savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana keskin biçimde geriledi. Resmî Irak kaynaklarına göre aylık gelir şubatta yaklaşık 6,8 milyar dolarken martta 1,96 milyar dolara, nisanda ise 1,1 milyar dolara indi. Mayıs verileri ise henüz açıklanmadı.
İç finansman seçenekleri sınırlı olduğu için Hüseyin, Irak’ın destek arayışında Körfez ülkeleri ve Batı ile daha yakın temas kurması gerektiğini söyledi. Bakan, "Yardım alıp alamayacağımızı görmek için Körfez ülkelerine ve Batılı ülkelere açılmamız gerekiyor" dedi.