TBMM Genel Kurulu’nda, sosyal hizmetler ve bazı kanunlarda değişiklik öngören teklifin ilk 6 maddesi kabul edildi. Düzenleme, doğum izni, koruyucu aileler ve sosyal yardımlara ilişkin önemli değişiklikler içeriyor.
Teklife göre Devlet Memurları Kanunu’nda yapılacak değişiklikle kadın memurlara doğum sonrası verilen ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak. Böylece kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta analık izni tanınacak.
Sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isterse doğumdan önceki 8 haftalık sürenin son 2 haftasına kadar görevine devam edebilecek. Bu durumda doğumdan önce kullanılmayan süre doğum sonrasına aktarılabilecek.
Teklifte koruyucu ailelere yönelik yeni bir izin hakkı da yer alıyor. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte ya da tek başına koruyucu aile olan memura, çocuğun kendisine teslim edilmesinden sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.
Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılacak değişiklikle koruyucu aile modelinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümesini desteklemek için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına yönelik düzenleme de teklife eklendi.
Bu kapsamda koruyucu aile sözleşmesi süren ailelerde eşlerden birinin ay içinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması halinde, isteğe bağlı sigortalılık kapsamında ödediği primin belirli kısmı ödeme belgesi ibraz edildiğinde aylık ödemelere eklenerek karşılanacak. Bu hükümden yararlanan kişilerin eşlerinin vefatı halinde de prim desteği sürdürülmeye devam edecek.
Kanun teklifine eklenen hükümler arasında Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışlarının gelir vergisi istisnasına alınması da bulunuyor. Ayrıca 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına aylık bağlanmasına ilişkin kanunda yersiz ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülüyor.
Aylığa hak kazanmak için düzenlenen belgelerin gerçeğe uygun olmadığının tespit edilmesi halinde, ödenen aylıkların ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faizle birlikte geri alınacağı hükme bağlanıyor. Belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılacak.
Sosyal Hizmetler Kanunu’na "İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi", "Çocuk Evleri Sitesi", "Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi", "İhtisaslaşma", "Sosyal ve Ekonomik Destek", "Koruyucu Aile" ve "Merkezi İzleme Sistemi" tanımları da ekleniyor.
"Sosyal ve ekonomik destek" başlıklı hükümde de kapsam genişletiliyor. Çocukların kuruluş bakımına alınmadan ailesi ya da yakını yanında desteklenmesi hedeflenirken, bu yardımın üst sınırı en yüksek devlet memuru aylığıyla sınırlandırılıyor ve yaş ile öğrenim durumuna göre belirleneceği düzenleniyor.
Süreli ekonomik destek en fazla 2 yıl verilebilecek. Geçici ekonomik destek ise yılda en fazla 2 kez sağlanabilecek ve belirlenen tutarın 3 katına kadar çıkabilecek. Aynı ailede bu destek en fazla 2 kişi için uygulanabilecek.
Desteklerin kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sürmesi öngörülüyor. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destekten yararlanırken reşit olup kesintisiz örgün yükseköğrenime devam eden gençler ise 25 yaşını tamamlayana kadar bu imkândan yararlanabilecek.
Destekten yararlanacakların belirlenmesi, ödemelerin usul ve esasları ile süreleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çıkaracağı yönetmelikle düzenlenecek. Türk Medeni Kanunu’na göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kişinin şartları taşımadığı halde haksız yararlanmasının tespit edilmesi durumunda ise ödenen tutarın geri alınacağı belirtiliyor.
Kanun teklifinin ilk 6 maddesinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun salonda bulunmaması üzerine birleşim saat 14. 00’te toplanmak üzere kapatıldı.