Sosyal medyada paylaşılan ve kısa sürede çok sayıda kullanıcıya ulaşan bir videoda, LGS’ye giren bir kız öğrencinin sınav sonrası annesiyle yaptığı konuşma yer aldı. Videoda yalnızca annenin sesi duyuluyor ve anne, kızına sınavda yaptığı 5 yanlış üzerinden sert sözler söylüyor.
Anne, "Rezil ettin beni" diyerek tepkisini dile getiriyor ve kızına "Madem 5 yanlışın vardı neden iyi geçti dedin? " diye soruyor. Sözlerini, çocuğun yeterince çaba göstermediği ve aileyi mahcup ettiği yönündeki çıkışlarla sürdürüyor.
Videonun yayılmasının ardından çocukların sınav sonuçları nedeniyle yaşadığı baskı ve ailelerin bu süreçte nasıl davranması gerektiği yeniden konuşulmaya başlandı. Görüntü, LGS sonrasında benzer konuşmaların birçok evde yaşanabildiğine dair tartışmayı da büyüttü.
Sınav başarısı mı, ruh sağlığı mı?
Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Eryılmaz, bu örnekte bir annenin kendi değerini çocuğunun başarısı üzerinden kurduğunu söyledi. Eryılmaz, toplumsal yapıda onay görme ihtiyacının öne çıktığını, bunun da çevre beklenen takdiri göstermediğinde değersizlik duygusuna dönüşebildiğini anlattı.
Eryılmaz’a göre LGS sonrasında ebeveynlerin ilk adımı, çocuklarını karşılarına alıp ne hissettiklerini sormak olmalı. Ardından kendi duygularını sakin bir dille paylaşabileceklerini, bunun yalnızca bir sınav olduğunu ve hayatın sonu anlamına gelmediğini çocuklarına sık sık hatırlatmaları gerektiğini belirtti.
Üç adımlı yaklaşım önerisi
Eryılmaz, ailelerin bu tür bir durumda yaşananları kabul edilebilir bir çerçevede değerlendirmesinin önemli olduğunu ifade etti. Ona göre ebeveynler, "1 milyon çocuk bu yarışa giriyor ve elbette hepsi iyi puanlar alamayabilir" ya da "Sorular gerçekten zordu" gibi bir bakış açısıyla sonuca yaklaşabilir.
Uzman ayrıca, bu sonucun daha ağır ihtimallerle karşılaştırılmasının da aileye perspektif kazandırabileceğini söyledi. Buna göre çocuk, hazırlık sürecinde yaşadığı yoğun kaygı nedeniyle depresyona gidebilir ya da tüm soruları yanlış cevaplayarak daha kötü bir sonuçla karşılaşabilirdi.
Eryılmaz’ın üçüncü vurgusu ise yaşananların aile için bir gözlem fırsatına dönüşebileceği yönünde oldu. Bu süreçte çocuğun baskı altında nasıl davrandığının ve nasıl tepki verdiğinin daha iyi anlaşılabileceğini söyledi.
Ruh sağlığı başarının önüne geçmeli
Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nurten Sargın da videodaki annenin çocuğun ruhsal durumunu gözetmediğini ve sınav sonrası sürecin önemini kavrayamadığını ifade etti. Sargın, her çocuğun aynı başarıyı gösteremeyeceğini ve tüm soruların doğru yanıtlanmasının beklenemeyeceğini hatırlattı.
Sargın’a göre ebeveynler çocuklarının akademik başarısını önemsese de bundan daha kritik olan konu ruh sağlığı. Başarılı çocuk yetiştirme çabasının, çocukları değerlerinden uzaklaştıran bir bakışa dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
Uzman, çocukların kimi zaman ebeveynlerinin vitrini gibi görülebildiğini, bunun da sınav sonrası baskıyı daha görünür hale getirdiğini söyledi. Videonun yarattığı tartışma ise sınav başarısının aile içi ilişkilere nasıl yansıdığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.