- BIST10012.151-%0,94
- DOLAR49,22%0,00
- EURO55,21+%0,28
- GRAM ALTIN6.631,08-%0,61
- FAİZ%37,00-1,00
- BİTCOİN82.402-%1,52
- 12 Ekim 202619°
- BIST10012.151-%0,94
- DOLAR49,22%0,00
- EURO55,21+%0,28
- GRAM ALTIN6.631,08-%0,61
- FAİZ%37,00-1,00
- BİTCOİN82.402-%1,52
- 12 Ekim 202619°
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler Global Business Press'e konuştu: 2035 hedefleri, KAAN ve Türkiye–Azerbaycan savunma iş birliği
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Singapur merkezli savunma ve havacılık yayını Global Business Press'in sorularını yanıtladı; Türk savunma sanayiinin dönüşümünü, Türkiye–Azerbaycan askerî iş birliğini, Güney Kafkasya'daki güvenlik ortamını, insansız sistemlerden çıkarılan dersleri ve 2035 hedeflerini anlattı.
Savunma sanayiinde dönüşüm
Türkiye, dünyanın en hızlı büyüyen savunma ihracatçılarından biri oldu. Bu dönüşümün arkasında hangi etkenler var?
Ülkemizin sıcak çatışma bölgelerine yakın bir coğrafyada bulunması, bölgemizde süregelen istikrarsızlıklar ile dünyada yaşanan jeopolitik ve stratejik değişimler; ordumuzun ve diğer millî güç unsurlarımızın her zaman etkin, güçlü ve hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır. Bu doğrultuda ulaştığımız imkan ve kabiliyetler ile ordumuzun sahadan edindiği tecrübeler ışığında sürekli geliştirilen ürün ve sistemlerimiz; millî bekamızın güvence altına alınmasına katkı sağlarken, sahada gösterdikleri başarı ve oluşturdukları oyun değiştirici etki sayesinde dost ve kardeş ülkeler ile NATO müttefiklerimiz tarafından da yakından takip edilmekte ve tercih edilmektedir.
Türk savunma sanayi, artık dünyada gıpta ile takip edilen bir kapasite ve güce sahiptir. Bu durum bizleri gururlandırdığı gibi sorumluluğumuzu da artırmaktadır. Özellikle son 10 yılda bölgesel aktörlere kıyasla kaydettiğimiz gelişimde, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yerli ve millî savunma sanayii ürünleriyle bütünleşmesi, sahadan edinilen tecrübelerin ürün geliştirme süreçlerine aktarılması ve ihracatı destekleyen güçlü bir kurumsal yapının oluşturulması önemli rol oynamıştır.
Türkiye bugün yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarına da cevap verebilen güçlü bir savunma sanayii ekosistemine sahiptir. Bugün 4 binden fazla şirketi, 100 binin üzerinde doğrudan istihdamı ve 20 milyar doları aşan cirosuyla savunma ve havacılık ekosistemimiz önemli bir büyüklüğe ulaşmış, geliştirdiği yüksek teknoloji ürünleriyle küresel pazarlardaki konumunu da önemli ölçüde güçlendirmiştir.
Önümüzdeki 10 yılda Türk savunma sanayiini nerede görüyorsunuz?
Türk savunma sanayimiz, önümüzdeki 10 yıllık dönemde mevcut ‘operasyonel platform üreten’ yapısını daha da ileri taşıyarak küresel bir ‘teknoloji lideri ve oyun kurucu’ aktöre dönüşmeyi hedeflemektedir. Önümüzdeki dönemde otonom sistemler, 5. nesil savaş uçakları, entegre hava savunma sistemleri ve uzay teknolojileri başta olmak üzere kritik ve ileri teknoloji alanlarındaki kabiliyetlerimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.
Önümüzdeki dönemde hedefimiz; kritik teknolojilerde bağımsızlığımızı daha da güçlendirmek, seri üretim kapasitemizi artırmak ve küresel pazardaki payımızı kalıcı şekilde büyütmektir.
Türkiye–Azerbaycan: “Güçlü Türkiye, güçlü Azerbaycan”
Türkiye–Azerbaycan ilişkileri “Tek millet, iki devlet” sözüyle anılıyor. Bu anlayış bugün savunma ve güvenlik iş birliğine nasıl yansıyor?
Türk Silahlı Kuvvetleri ile Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin ve tam uyumun sağlanması hedeflenmektedir. Bu kapsamda, Azerbaycan ordusunun modernizasyonu, komando tugay yapılarının güçlendirilmesi ve doktrin birliğinin sağlanması adına ortak eğitim ve danışmanlık faaliyetleri aralıksız sürdürülmektedir. İki ülke ordusunun harekât kabiliyetini ve operasyonel uyumunu en üst seviyede tutmak amacıyla her yıl düzenli olarak kara, hava ve özel kuvvetlerin katıldığı kapsamlı ortak tatbikatlar icra edilmektedir.
Şuşa Beyannamesi bu iş birliğimizin siyasi ve stratejik çerçevesini daha da güçlendirmiştir. Türkiye ve Azerbaycan için güvenlik söz konusu olduğunda dayanışma bizim için konjonktürel bir tercih değil, kardeşliğimizin ve stratejik ortaklığımızın doğal bir sonucudur. Bizim anlayışımız nettir: 'Güçlü Türkiye, güçlü Azerbaycan; güçlü Azerbaycan da güçlü Türkiye' demektir. İki kardeş ülke olarak hedefimiz; savunma ve güvenlik kabiliyetlerimizi karşılıklı olarak güçlendirirken Güney Kafkasya’da kalıcı barış, istikrar ve refahın tesisine de katkı sağlamaktır.
Son yıllarda Türkiye–Azerbaycan savunma iş birliğinin en önemli kazanımları neler oldu?
Son yıllarda ivme kazanan savunma ve güvenlik ortaklığı, iki ülke için sadece bir hazırlık ve altyapı süreci olmaktan çıkıp sahada doğrudan stratejik ve somut sonuçlar üreten bir boyuta ulaşmıştır. Ortak tatbikatlar, eğitim faaliyetleri ve personel değişimleri sayesinde iki ordunun planlama, komuta-kontrol ve müşterek harekât kabiliyetleri daha da güçlenmiştir. 2026 yılında Sarsılmaz Kardeşlik Tatbikatı’nda birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesi, Birliğin Gücü-2026 Tatbikatı’nda ise hibrit tehditlere karşı müşterek operasyonların planlanması ve icrasına yönelik kabiliyetlerin geliştirilmesi amaçlanmıştır.
Bence en önemli kazanımlardan biri de Türkiye ve Azerbaycan’ın güvenlik alanındaki dayanışmasının kalıcı bir kurumsal kültüre dönüşmüş olmasıdır. Bugün geldiğimiz noktada iki kardeş ülkenin savunma iş birliği, sadece mevcut tehditlere karşı hazırlık yapmakla sınırlı değildir; aynı zamanda bölgemizde barış, istikrar ve güvenliğin güçlendirilmesine de katkı sunmaktadır.
Türkiye ile Azerbaycan arasında savunma ve güvenlik alanında ulaşılan iş birliği seviyesinin, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri açısından da önemli bir tecrübe ve örnek oluşturduğunu değerlendiriyoruz. Bu birikimin, Türk dünyasında karşılıklı tecrübe paylaşımının ve birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Azerbaycan ile savunma sanayii iş birliği ürün tedarikinin ötesine geçecek mi? KAAN gibi projelerde ortaklık mümkün mü?
Hâlihazırda Azerbaycan ile savunma sanayisi alanında güçlü bir iş birliğine sahibiz. Çeşitli kara araçları başta olmak üzere çok sayıda sistem firmalarımız tarafından Azerbaycan’a teslim edilmiştir. Önümüzdeki dönemde iş birliğini ürün tedarikinin ötesine taşıyarak teknoloji paylaşımı, ortak üretim ve kapasite geliştirme alanlarında derinleştirmeyi hedefliyoruz.
5. nesil millî muharip uçağımız KAAN ile ANKA III ve Bayraktar KIZILELMA gibi yeni nesil insansız hava platformları başta olmak üzere geleceğin hava sistemlerinde müşterek projeler geliştirilmesi bakımından önemli bir potansiyel bulunduğunu değerlendiriyoruz.
Güney Kafkasya: “Güvenlik ile barış birbirinin alternatifi değildir”
Güney Kafkasya'da değişen güvenlik ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? Savunma iş birliği bölgede kalıcı istikrara nasıl katkı sağlayabilir?
Türkiye olarak Güney Kafkasya’daki gelişmeleri, bölgenin güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği ve aynı zamanda kalıcı barış açısından önemli fırsatların ortaya çıktığı bir dönem olarak değerlendiriyoruz. Azerbaycan’ın Karabağ’da egemenliğini yeniden tesis etmesinin ardından bölgede yeni bir dönem başlamıştır. Bugün önceliğimiz, ortaya çıkan bu tarihî fırsatın kalıcı barış, istikrar, ekonomik kalkınma ve bölgesel iş birliğine dönüştürülmesidir. Türkiye, Azerbaycan ile birlikte Azerbaycan-Ermenistan arasında kalıcı barışın tesis edilmesini ve Güney Kafkasya’nın çatışmalarla değil iş birliği ve refahla anılmasını desteklemektedir.
Karadeniz’deki gelişmeler, enerji ve ulaştırma güvenliği, hibrit tehditler ve bölgesel jeopolitik rekabet, Güney Kafkasya’nın güvenlik ortamını da doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Bu nedenle Türkiye olarak güvenlik politikamızı sadece mevcut tehditlere cevap verme anlayışıyla değil, caydırıcılığı güçlendiren, bölgesel sahiplenmeyi esas alan ve diplomatik çözüm kanallarını açık tutan bütüncül bir yaklaşımla yürütüyoruz.
İki ülke arasındaki ilişkiler Şuşa Beyannamesi ile müttefiklik seviyesine yükselmiş; müşterek tatbikatlar, askerî eğitim, tecrübe paylaşımı ve savunma sanayisi alanındaki iş birliğiyle bu müttefiklik sahada somut bir karşılık bulmuştur. Bu çalışmaların temel amacı herhangi bir ülkeye karşı tehdit oluşturmak değil; Türkiye ve Azerbaycan’ın kendi güvenliklerini ve savunma kabiliyetlerini güçlendirmek, ordularımızın birlikte çalışabilirliğini geliştirmek ve bölgede caydırıcılığa katkı sağlamaktır.
Güvenlik ile barış birbirinin alternatifi değildir; güçlü savunma kapasitesi, kalıcı barışın güvenlik zeminlerinden biridir. Bu anlayışla Türkiye-Azerbaycan savunma iş birliğinin, diplomatik çabaları tamamlayarak bölgesel istikrar ve caydırıcılığa katkı sağladığına inanıyoruz.
İnsansız sistemler, iş birliği ve 2035 hedefleri
Türk insansız sistemleri dünyada büyük ilgi görüyor. Bu sistemlerin sahada kullanılmasından ve ihracatından hangi dersler çıktı?
Türkiye’nin insansız sistemler alanındaki tecrübesinin ortaya koyduğu en önemli hususlardan biri, platform geliştirme ile gerçek harekât tecrübesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğidir. İHA/SİHA’larımız farklı harekât ortamlarında kullanılarak gerçek saha koşullarında sınanmış; elde edilen geri bildirimler sistemlerin sürekli geliştirilmesine doğrudan yansıtılmıştır.
Bir diğer önemli husus, tek bir platformdan ziyade bütünleşik bir insansız sistem ekosistemi oluşturmanın gerekliliğidir. Türkiye zaman içerisinde yalnızca insansız hava araçlarını değil; elektro-optik sistemler, radarlar, mühimmatlar, haberleşme altyapısı, elektronik harp, komuta-kontrol ve yapay zekâ gibi tamamlayıcı kabiliyetleri de geliştirmiştir.
İhracat başarımızın ortaya koyduğu önemli sonuçlardan biri de maliyet etkinliği, sürdürülebilir üretim kapasitesi ve kullanıcı ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmenin önemidir. Önümüzdeki dönemde hedefimiz; otonomi, sürü teknolojileri, yapay zekâ ve insanlı-insansız müşterek harekât kabiliyetlerini geliştirerek farklı platformların birlikte görev yapabildiği bütünleşik bir insansız sistemler ekosistemini daha ileri seviyeye taşımaktır.
Pek çok ülke artık yalnızca ürün almak değil, ortak üretim ve teknoloji transferi de istiyor. Türkiye bu taleplere nasıl yaklaşıyor?
Türkiye olarak savunma sanayi iş birliğini yalnızca ürün alım-satımından ibaret görmüyoruz. Bizim yaklaşımımız, karşılıklı faydaya dayalı, uzun vadeli ve sürdürülebilir ortaklıklar geliştirmektir. Temel hedefimiz, millî ve özgün kabiliyetlerimizi geliştirirken dost ve müttefik ülkelerle birlikte üretme ve geliştirme kapasitemizi de artırmaktır.
2035 hedeflerinizde öne çıkan başlıklar neler?
2035 hedeflerimiz açısından kritik teknolojilerde millî kabiliyetlerimizin geliştirilmesi ve teknolojik bağımsızlığımızın daha da güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. KAAN ve HÜRJET başta olmak üzere yürüttüğümüz platform projeleri ile millî motor çalışmalarımız bu hedefimizin önemli unsurlarını oluşturmaktadır.
Bu vizyonun önemli boyutlarından birini de uzay alanındaki yeteneklerimiz oluşturmaktadır. 2035 yılına gelindiğinde; istihbarat, gözetleme ve keşif, elektronik destek, ihbar ve ikaz, bölgesel konumlama ve zamanlama uydu sistemleri ile uzay ortam farkındalığı kapsamında tanımlanmış uzay resminin oluşturulmasına katkı sağlayacak yeteneklerin geliştirilmesini ve savunma sanayimizin TSK’nın bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyeye ulaşmasını hedefliyoruz.
Sonuç olarak hedefimiz; 2035’e doğru Türk savunma sanayisinin küresel savunma ve havacılık-uzay sektöründeki konumunu daha da güçlendirmek, kritik teknolojilerde bağımsızlığımızı ileri taşımak ve uluslararası pazarlarda güvenilir ve sürdürülebilir bir iş birliği ortağı olarak etkinliğimizi artırmaktır.
Öne Çıkan İlanlar
Sponsorlu
Benzer Röportajlar
Doha Büyükelçisi Mustafa Göksu veda ederken: Türkiye ile Katar'ı ortak bir kader bağlıyor
Cabir el-Harami, Avatıf bin Ali (Al-Sharq)
- 23.09.2026
Adalet Bakanı Akın Gürlek Sabah'a konuştu: Fon soruşturmasında el konulan varlıklar mağdurlara aktarılacak
Abdurrahman Şimşek (Sabah)
- 04.10.2026
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin NTV'ye konuştu: Turgutlu saldırısı, okul güvenliği, PISA ve özel okul ücretleri
Ahmet Ergen (NTV)
- 30.09.2026
Öne Çıkan Haberler
İş İlanları
The Turkiye Times'ten Haberdar Olun
Özel haberler, gelişmeler ve duyurular hakkında bilgi almak için abone olun. Sizi bilgilendireceğiz.
Kaydolarak Gizlilik Politikamızı kabul etmiş olursunuz





