ABD güçleri, Hürmüz Boğazı üzerinde iki İran menşeli tek yönlü saldırı insansız hava aracını düşürdü. ABD Merkez Komutanlığı, bu araçların gemi trafiği açısından tehdit oluşturduğunu açıkladı.
İmhalar, İran Devrim Muhafızları’nın bir gün önce ABD üssü ve ABD Beşinci Filo karargâhıyla bağlantılı tesislere saldırı düzenlemesinin ardından geldi. İran tarafı bu saldırıları "Amerikan düşmanlığına" yanıt olarak nitelendirdi.
Gerginlik denizde ve havada sürüyor
ABD ordusu, gelen tüm saldırıların engellendiğini bildirdi. Buna karşılık İran Devrim Muhafızları, benzer bir adımın tekrarlanması halinde "sınırlı" bir yanıt verilmeyeceğini ve saldırgan tarafın sonuçlardan sorumlu tutulacağını söyledi.
İran, olası sonuçlar arasında Hürmüz Boğazı’nın petrol ve doğalgaz sevkiyatı için tamamen kapatılmasını da gündeme getirdi. Boğaz, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik önemde bulunuyor.
Kuveyt ve Bahreyn’e yönelik füze saldırısı da engellendi
ABD Merkez Komutanlığı, bir gece önce Kuveyt ve Bahreyn’e doğru yedi balistik füze fırlatıldığını, bunlardan altısının düşürüldüğünü, birinin ise hedefine ulaşmadığını duyurdu. Bu gelişme, Körfez’deki tansiyonun yalnızca deniz hattında değil, bölgedeki askeri hedefler çevresinde de sürdüğünü gösterdi.
Geçtiğimiz aylarda yaşanan ABD-İsrail saldırılarının ardından bölgede drone tehditleri, deniz baskısı ve karşılıklı misilleme döngüsü devam ediyor. Nisan ayından bu yana yürürlükte olan ateşkes ise kırılganlığını koruyor.
Diplomasi baskı altında
Bu gerilim sürerken Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi, Cumartesi günü Tahran’a giderek İran liderliğine özel bir mesaj taşıdığını söyledi. Naqvi, mesajın Asım Munir ve Şahbaz Şerif’ten geldiğini belirtti.
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Aref ise üst düzey yetkililerin müzakere stratejisinde tam bir eşgüdüm içinde olduğunu açıkladı. Aref, görüşülen metinler veya öneriler konusunda kurumlar arasında anlaşmazlık bulunmadığını söyledi.
Müzakerelerin önünde ise dondurulmuş yaklaşık 24 milyar dolarlık İran varlığı gibi çözülmemiş başlıklar duruyor. Tahran, yaptırımların gevşetilmesi ve varlıkların serbest bırakılmasını ilerleme için şart görüyor; Washington ise tam geri adım atmaya sıcak bakmıyor.
Öte yandan, ABD’li yetkililerin İran’a ait el konulan varlıkların bir bölümünü Körfez’deki müttefiklerin zararlarını onarmakta kullanmayı değerlendirdiğine dair haberler de gündeme geldi. Bu ihtimal, kırılgan ateşkesi korumaya çalışan taraflar üzerindeki baskıyı artırıyor.
Bölgedeki çatışma başka cephelere de yayılıyor
İsrail ordusu, Lübnan’dan fırlatılan iki mühimmatı engellediğini bildirdi. Lübnan ordusu ise Güney Lübnan’da bir araca düzenlenen İsrail saldırısında iki subay dahil üç askerin öldüğünü açıkladı.
Hizbullah da Güney Lübnan’daki İsrail güçlerini top ateşine tuttuğunu ve Khiam’da bir İsrail askeri aracına dolaşan saldırı dronu ile vurduğunu söyledi. Karşılıklı saldırılar, sınır hattındaki çatışmanın durmadığını ortaya koyuyor.
İran ayrıca Dünya Kupası kadrosundaki futbol heyetine ABD’nin vize vermediğini öne sürerek bunu kasıtlı ve ayrımcı bir uygulama olarak nitelendirdi. Tahran, FIFA’nın devreye girmesini isterken Washington’un spor alanına da siyasi gerilim taşıdığını savundu.