Donald Trump’ın Ankara ziyareti sırasında uçak değiştirmesine yol açtığı öne sürülen İsrail kaynaklı İran tehdidi istihbaratı, Washington’da yeni bir tartışmanın merkezine yerleşti. Raporda Trump’a yönelik bir suikast tehdidi bulunduğu iddia edilirken, ABD istihbaratındaki bazı analistlerin bu bilgiyi düşük güvenilirlikte değerlendirdiği aktarıldı.
Ankara’dan İngiltere’ye uzanan uçak değişikliği
Trump, Katar tarafından hediye edilen Boeing 747-8 tipi uçakla Ankara’ya geldi. Uçağın güvenlik sistemlerine ilişkin endişeler üzerine eski Air Force One olarak bilinen uçağa geçti.
Trump’ın daha sonra bu uçaktan gizlice ayrıldığı, havalimanında bir ikram kamyonuyla başka bir bölüme götürüldüğü ve İngiltere’ye gitmek üzere ABD Hava Kuvvetlerine ait C-32A tipi nakliye uçağına bindiği öne sürüldü. Bu olağan dışı güvenlik önlemlerinin, İran’ın Trump’a suikast düzenlemeyi planladığı yönündeki istihbarat uyarısıyla bağlantılı olduğu belirtildi.
ABD istihbaratındaki güvenilirlik tartışması
İstihbarat uyarısının İsrail kaynaklarından geldiği ve CIA’e iletildiği kaydedildi. CIA analistlerinin bilgiyi ABD tarafından üretilmiş bir istihbarat olarak değil, İsrail kaynaklı ve düşük güvenilirlik düzeyinde bir değerlendirme olarak nitelediği aktarıldı.
Bu gelişme, yabancı istihbaratın doğrulanmadan kullanılmasının ABD’yi gereksiz çatışmalara sürükleyebileceği yönündeki eleştirileri artırdı. Tartışmada, dış kaynaklı bilgilerin Washington’ın dış politika ve güvenlik kararlarını etkileyebileceği uyarısı öne çıktı.
Eski yetkili ve senatörden eleştiri
ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezinin eski başkanı Joe Kent, uçak değişikliğini Washington’ın nasıl yönlendirilebileceğini gösteren bir örnek olarak değerlendirdi. İran’a yönelik askeri tırmanışa tepki olarak görevinden ayrıldığı belirtilen Kent, savaş kararlarının bir müttefikten veya ortak istihbarat servisinden gelen bilgilere dayandırılması halinde bu bilgilerin hem bilgilendirme hem de etkileme amacı taşıyabileceğini söyledi.
Maryland eyaletini temsil eden Demokrat Senatör Chris Van Hollen da İsrail tarafından sağlanan istihbaratın güvenilir ve bağımsız biçimde doğrulanıp doğrulanmadığını sorguladı. Van Hollen, İran’ın Trump’ın ortadan kaldırılmasını isteyebileceğine kuşku duymadığını, ancak anlatılanların gerçeklikten uzak göründüğünü ifade etti.

İstihbaratın güvenilirliğine ilişkin uyarılar
İsrail Savunma İstihbaratı birimlerinde 25 yıl boyunca komuta görevlerinde bulunduğu belirtilen Danny Citrinowicz, tartışmanın uzun vadede istihbaratın güvenilirliğine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Citrinowicz, İsrail istihbaratının nesnel saha değerlendirmeleri yerine belirli politika hedeflerini ilerletmek için hazırlandığı düşünülürse, Washington’daki karar alıcıların önemli uyarılara dahi kuşkuyla yaklaşabileceğini söyledi.
Filistin kökenli Amerikalı siyasi analist Abdelhalim Abdelrahman ise İsrail ve ABD istihbarat yapılarının bütünleştirilmesinin ciddi sorunlar doğuracağını savundu. Abdelrahman, yabancı aktörlerin kendi çıkarları doğrultusunda risk seviyelerini olduğundan yüksek gösterebileceğini belirtti.
Kongrede istihbarat ve savunma düzenlemeleri
Tartışma, ABD Kongresinin İsrail’le istihbarat paylaşımını yasal güvenceye alacak düzenlemeleri ilerlettiği bir dönemde yaşandı. Senato İstihbarat Komitesinin 2027 mali yılı istihbarat yetkilendirme tasarısındaki 622. Madde, 1947 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası’na yeni bir 1115. Madde eklenmesini öngörüyor.
Düzenleme, istihbarat direktörü ve savunma bakanı aracılığıyla İsrail hükümetiyle istihbarat paylaşımının genişletilmesini ve güçlendirilmesini zorunlu kılmayı amaçlıyor. Terörizm, siber güvenlik tehditleri, füze savunması ve insansız hava sistemleri düzenlemenin kapsamındaki başlıklar arasında yer alıyor.
Tasarıda, başkanın belirli ve tanımlanabilir bir ulusal güvenlik endişesi tespit etmemesi halinde desteğin askıya alınmasını veya azaltılmasını sınırlayan bir hüküm de bulunuyor. Karşı istihbarat riski, bu tür bir ulusal güvenlik endişesine örnek olarak gösteriliyor.
Temsilciler Meclisi de yaklaşık 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma politikası tasarısını kabul etti. Tasarının 219. Maddesi, İsrail savunma teknolojilerinin ABD askeri programlarına entegre edilmesini ve ortak askeri teknoloji araştırmalarının 2030’a kadar hızlandırılmasını amaçlayan bir girişim oluşturuyor.