İngiltere hükümetinde savunma bütçesi tartışması, Savunma Bakanı John Healey ve Savunma Bakan Yardımcısı Al Carns’ın istifalarıyla yeni bir krize dönüştü. Healey, Başbakan Keir Starmer’a sunduğu mektupta savunma yatırım planının tehlikeli dönemde ihtiyaç duyulan seviyenin çok gerisinde kaldığını söyledi.
Savunma Yatırım Planı’nın açıklanması da bir süredir erteleniyordu. Gecikmenin, Savunma Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı arasındaki bütçe anlaşmazlıklarından kaynaklandığı belirtildi.
Healey’nin itirazı bütçe planına yöneldi
Healey, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve kendisine pazartesi günü sunulan planda savunma harcamalarının gelecek yıl yüzde 2,6’ya, 2030’da ise yalnızca yüzde 2,68’e çıkacağını aktardı. Bu seviyenin İngiltere’nin askeri taahhütlerini karşılamak için yetersiz olduğunu savundu.
Healey, Orta Doğu’daki savaş, Rusya’nın Ukrayna’yı topyekun işgali ve Moskova’dan gelen tehditlerin dikkate alındığında planın ihtiyaçları karşılamadığını ifade etti. Başbakan Starmer ise yanıtında Healey’nin ayrılığından üzüntü duyduğunu ancak bütçe planının ülkeyi güvende tutacak sürdürülebilir ve adil harcama artışları sağladığını söyledi.
İstifayı kısa süre sonra ikinci ayrılık izledi
Healey’nin istifasından birkaç saat sonra Al Carns da görevinden ayrıldı. Eski savaş gazisi olan Carns, yetersiz yatırım planını savunmayacağını açıkladı.
Carns’ın adı, Starmer’ın liderliğine karşı ileride çıkabilecek olası bir yarışta adaylar arasında geçiyor. Bu ayrılık, savunma bütçesi tartışmasının kabine içindeki siyasi gerilimi büyüttüğünü gösterdi.
Starmer yeni savunma bakanını atadı
Starmer, istifanın ardından Güvenlik Bakanı Dan Jarvis’i yeni Savunma Bakanı olarak görevlendirdi. Healey, Temmuz 2024’te İşçi Partisi’nin iktidara gelmesinden bu yana Savunma Bakanlığı görevini yürütüyordu.
Healey, kabinenin en deneyimli isimlerinden biri olarak görülüyordu. Görev süresi boyunca Ukrayna’ya yönelik uluslararası desteğin artırılmasında ve olası bir ateşkeste güvenliği sağlamak için çok uluslu koalisyon kurulmasında önemli rol oynadığı hatırlatıldı.
NATO ve dış görevler de tartışmanın parçası oldu
Healey’nin, Orta Doğu’daki savaş sona erdiğinde Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine açık tutmayı amaçlayan çok uluslu deniz güvenliği misyonuna da öncülük ettiği belirtildi. Hükümet cephesi, savunma harcamalarını 2027’ye kadar gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 2,5’ine, 2035’e kadar ise yüzde 3’üne çıkarma taahhüdünü hatırlattı.
Askeri yetkililer ise bu takvimin yeterince hızlı ilerlemediğini savunuyor. Hükümetin savunma incelemesine liderlik eden General Richard Barrons da kendi onayladıkları incelemeyi finanse etmeyi reddeden yönetimin aktif olarak geriye gittiğini söyledi.
Barrons, bunun İngiltere’nin NATO içindeki konumunu zayıflatacağını ve müttefikler nezdindeki inandırıcılığını zedeleyeceğini dile getirdi. İngiltere ve diğer NATO üyeleri, askeri harcamaları artırma konusunda ABD Başkanı Donald Trump’ın baskısı altında bulunuyor.
Krizin siyasi etkisi büyüyor
Starmer’ın, Savunma Bakanlığı ile Maliye Bakanı Rachel Reeves arasındaki bütçe krizini çözememesi, parti içindeki ağırlığını kaybettiği yorumlarını da güçlendirdi. Başbakanın göreve gelmesinden bu yana çeşitli siyasi aksaklıklarla yıprandığı ifade ediliyor.
Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın, 18 Haziran’daki ara seçimle parlamentoya dönmesi halinde Starmer’ın liderliğine meydan okuyabileceği değerlendiriliyor. Savunma bütçesi anlaşmazlığı, hükümetin önündeki en sıcak başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.