Başkan Donald Trump'ın İran ile savaşı sona erdiren geçici anlaşması, 14 Haziran'da duyurulmasının ardından kendi seçmen tabanından da eleştiri topladı. Hürmüz Boğazı'nı yeniden ulaşıma açan anlaşma, İran'a yönelik petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırırken, ülkenin yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir fon kurulmasını öngörüyor.
Reuters/Ipsos tarafından yapılan son ankete göre, Amerikalıların yalnızca dörtte biri İran ile savaşın maliyetine değdiğini düşünüyor. Çoğunluk ise Tahran ile varılan ateşkesin kalıcı olmayacağından endişe ediyor. Trump'ın 2024 seçimlerinde oy veren 18 destekçisiyle yapılan aylık görüşmeler, anlaşmaya yönelik şüphelerin yaygın olduğunu ve bunun Kasım ayındaki ara seçimlerde Cumhuriyetçileri zora sokabileceğini ortaya koyuyor.
Michigan'da pilotluk yapan 65 yaşındaki Terry Alberta, "İran rejimini gerçekten zayıflatmalıyız, biraz vurup geri çekilip yeniden inşa etmelerine izin vermek değil" diyerek tepkisini dile getirdi. San Diego yakınlarında yaşayan 26 yaşındaki Juan Rivera ise Trump'ın seleflerini teröristlerle müzakere ettikleri için eleştirdiğini hatırlatarak, "Şimdi aynı şeyi kendisi yaptı" dedi.
Rivera, hâlâ ağırlıklı olarak Cumhuriyetçi adaylara oy vermeyi planlasa da, birçok Trump destekçisinin başkanın savaş yönetiminden hayal kırıklığına uğradığını ve ara seçimlerde partilerine destek vermeye isteksiz olduğunu söyledi. "Pek çok kişi 'Başkan vaatlerini yerine getirmezken neden oy kullanayım? ' diyor" ifadelerini kullanan Rivera, bu durumun bilhassa Latin seçmenleri olumsuz etkilediğini belirtti.
Florida'da promosyon ürünleri satan 65 yaşındaki Steve Egan, Trump'ın gümrük vergilerinin işlerini olumsuz etkilemesinin ardından zaten başkana mesafeli yaklaşıyordu. Savaşın benzin ve diğer ürünlerin fiyatlarını daha da artırmasından rahatsız olan Egan, Trump'ın ara seçimlerde adaylara vereceği desteğin artık "ölüm öpücüğü" anlamına geleceğini söyledi.
Pensilvanya'da ceza infaz memuru olarak çalışan 37 yaşındaki Brandon Neumeister, çatışmanın sadece petrol şirketlerine yaradığını öne sürdü. Savaştan önce de siyasetten soğuduğunu belirten Neumeister, Kasım'da oy kullanmayı düşünmediğini ifade etti.
Washington eyaletinden 35 yaşındaki Robert Billups, barış anlaşmasının kalıcı olacağına dair temkinli bir iyimserlik taşısa da, savaşın Amerika'yı daha güvenli değil, daha fazla düşmanlığa maruz bıraktığını düşünüyor. ABD'nin müzakerelerini yürüten Başkan Yardımcısı JD Vance hakkındaki fikri olumsuzlaşan Billups, ara seçimlerde "Bu kez kim daha iyi bir strateji sunarsa partisine bakmadan ona oy vereceğim" dedi.
Bazı sadık Trump seçmenleri ise başkanın İran'ı diz çöktürmek için gizli planları olduğuna inanıyor. Chicago banliyösünde belediye ofisinde sekreter olarak çalışan 63 yaşındaki Kate Mottl, Tahran rejimini "yok etmenin" gelecekteki çatışmaları önlemenin tek yolu olduğunu düşünüyor. Kuzey Carolina'da mühendislik yapan 62 yaşındaki Rich Somora da, Trump'ın "daha agresif planları" olduğuna inandığını belirterek, "Bunca şeyin sonunda mollalardan kurtulmanın bir yolunu bulamayacağına inanamam" dedi. Ancak İranlı din adamları bir ay daha iktidarda kalırsa endişelenmeye başlayacağını ekledi.
Arizona'da emekli 74 yaşındaki Joyce Kenney, yaptırımların kaldırılmasını desteklediğini ve İran'ın ticaret kabiliyetinin geri kazanılmasının liderleri ateşkese uymaya zorlayacağına inandığını söyledi. Buna karşın, 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonunun ABD'nin sorumluluğu olmadığını vurguladı.
Beyaz Saray sözcüsü ise Trump'ın "savaş alanında ve müzakere masasında elde ettiği başarının Amerikan güvenliğini uzun yıllar güçlendireceğini" belirtti. Öte yandan diplomatlar ve analistlere göre savaş, İran'daki ruhani yönetimin elini daha da güçlendirdi.