TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Para Politikası Kurulu, politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Kurul, gecelik vadede borç verme faizini yüzde 40’ta, borçlanma faizini ise yüzde 35,5’te bıraktı.
Karar metninde, aylık dalgalanmalara rağmen son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ile arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının, iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği ifade edildi.
Kurul, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu kaydetti. Böylece para politikasındaki temkinli duruşun sürdürüldüğü mesajı verildi.
Analistlerin faiz kararı değerlendirmeleri
AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, faiz kararının beklentiler doğrultusunda alınmasının Türk lirası açısından nötr bir gelişme olduğunu değerlendirdi. Bürümcekçi, TCMB’nin risklere karşı faiz koridorunun üst sınırını asimetrik biçimde yüksek tutmayı sürdürdüğünü belirtti.
Bürümcekçi, iç talepteki zayıflık nedeniyle arz şoklarının yurt içi fiyatlara sınırlı yansımasının dezenflasyonu desteklediğini söyledi. Karar metninde enerji fiyatlarından kaynaklanan risklere dikkat çekilmesiyle temkinli duruşun korunduğunu ifade eden Bürümcekçi, mevcut para politikası duruşunun bir süre daha sürdürüleceği mesajının tekrarlandığını kaydetti.
Makroihtiyati çerçeve ve likiditeye ilişkin mesajlarda değişiklik yapılmadığını belirten Bürümcekçi, TCMB’nin küresel belirsizlikler nedeniyle bir sonraki toplantıya ilişkin net bir sinyal vermemeyi tercih ettiğini söyledi. Küresel enerji fiyatlarında iyileşme görülmesi halinde yılın kalan döneminde en fazla 200 baz puanlık sınırlı bir faiz indirimi alanı oluşabileceğini değerlendirdi.
Bürümcekçi, 22 Ekim’deki Para Politikası Kurulu toplantısına kadar küresel gelişmelerin, enflasyon görünümünün ve rezerv hareketlerinin izleneceğini belirtti. Son anketlerde yıl sonu politika faizi medyan beklentisinin yüzde 35’e yükseldiğini aktardı.
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise karar metninin önceki toplantıya kıyasla enflasyon görünümü bakımından daha olumlu, iç talep bakımından daha temkinli bir dil içerdiğini söyledi.
Gözgör, iç talepteki zayıf seyrin devam etmesinin talep koşullarının dezenflasyon sürecine destek verdiğini belirtti. Enflasyon üzerindeki talep kaynaklı baskıların sınırlı kalmasının para politikası açısından destekleyici olduğunu ifade etti.
İleriye dönük yönlendirmede değişiklik yapılmamasının temkinli duruşun korunduğuna işaret ettiğini kaydeden Gözgör, faiz adımlarının enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak veri odaklı biçimde belirleneceğini söyledi.
Gözgör, enflasyon görünümünün korunması halinde ekim ve aralık toplantılarında 100’er baz puanlık indirimlerle politika faizinin yıl sonunda yüzde 35’e çekilebileceğini değerlendirdi. Enflasyon görünümünde kalıcı bozulma yaşanması halinde para politikasının sıkılaştırılacağı yönündeki ifadenin ise karar metninde korunduğunu belirtti.