Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savaşın enerji ve emtia fiyatlarını yükselterek Türkiye'de enflasyon üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şimşek'e atfedilen değerlendirmede, savaş yaşanmasaydı enflasyonun en az 7 puan daha düşük olacağı ve yaklaşık yüzde 24,5 seviyesinde gerçekleşeceği ifade edildi.

Bu hesaplama, savaşın enerji fiyatları üzerinden ekonomi üzerindeki etkisine ilişkin daha önce yapılan değerlendirmelerden farklı bir ölçüm ortaya koyuyor. Şimşek'in önceki açıklamalarında, petrol fiyatlarının yaklaşık 81 dolar seviyesinde kalması halinde enflasyona yaklaşık 3 puanlık ilave etki oluşabileceği, başka bir değerlendirmesinde ise savaş kaynaklı enerji ve emtia şokunun en az 5 puanlık ek baskı yarattığı belirtilmişti.

Enerji fiyatları ekonomiye birkaç kanaldan yansıyor
Türkiye'nin enerji ithalatçısı olması, petrol, doğal gaz ve diğer emtia fiyatlarındaki değişimleri maliyetler üzerinden ekonomiye taşıyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş akaryakıt fiyatlarını ve üretim giderlerini etkilerken cari denge, ticaret koşulları ve enflasyon beklentileri üzerinde de baskı oluşturabiliyor.
Enerji maliyetlerindeki artışın tüketici fiyatlarına geçişini sınırlamak amacıyla akaryakıtta maktu özel tüketim vergisinden feragat edilmesi ve eşel mobil uygulaması gibi mali tedbirlerin kullanıldığı belirtildi. Bu uygulamalar, küresel enerji şokunun hanehalkına daha sınırlı yansımasını hedeflerken kamu maliyesi üzerinde de yük oluşturabiliyor.

Dezenflasyon sürecine ilişkin değerlendirme
Şimşek, enerji fiyatlarındaki arz kaynaklı baskının dezenflasyon sürecini geçici olarak kesintiye uğrattığını, ancak sürecin yeniden başladığını savundu. Bakanlık çizgisindeki açıklamalarda da küresel enerji şokunun etkisinin bütçe imkanları ve akaryakıt politikalarıyla sınırlandırılmasının amaçlandığı ifade edildi.
Şimşek ayrıca Türkiye'nin enerji arz güvenliği bakımından doğrudan bir tedarik sorunu yaşamadığını, temel riskin fiyat artışları ve bunun cari denge üzerindeki baskısı olduğunu belirtti. Bu çerçevede savaşın etkisi yalnızca enerji faturasıyla değil, dış ticaret ve turizm kanallarıyla birlikte değerlendiriliyor.

Ancak 7 puanlık etki ile yaklaşık yüzde 24,5 seviyesine ilişkin hesaplamanın hangi tarih, enflasyon verisi ve ekonomik varsayımlara dayandığı açıklığa kavuşmuş değil. Önceki değerlendirmelerde 3 ve 5 puanlık farklı tahminlerin kullanılması, yeni rakamın kesinleşmiş bir enflasyon ölçümü olarak değil, varsayımlara bağlı bir senaryo veya politika değerlendirmesi olarak ele alınmasını gerektiriyor.