Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin küresel ve jeopolitik koşulların zorluğuna rağmen ekonomik programını sürdüreceğini ve dezenflasyon hedefini gerçekleştireceğini söyledi.
Şimşek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen, Türkiye'nin 2027-2029 Orta Vadeli Programı'na ilişkin uluslararası medya toplantısına katıldı.
Ekonomik program sürdürülecek
Program hedeflerinin iddialı olmasının eleştirilebileceğini belirten Şimşek, hedeflere bağlılığın sürdüğünü ifade etti. Şimşek, önemli olanın ekonomik politikanın yönü olduğunu ve Türkiye'nin mevcut çizgisini koruyacağını söyledi.
Şimşek, fiyat istikrarının sürdürülebilir yüksek büyüme ve gelir dağılımının iyileştirilmesi için temel önemde olduğunu vurguladı. Dezenflasyon programının 2024'ün ortasında kararlı biçimde uygulanmaya başladığını belirten Şimşek, uluslararası deneyimlerde enflasyonun şok öncesi seviyelere dönmesinin genellikle 3,4 yıl sürdüğünü kaydetti.
Bu takvime göre 2025, 2026 ve 2027'nin sonu itibarıyla enflasyonun şok öncesi seviyelere dönmesinin beklendiğini söyleyen Şimşek, 2027 enflasyon hedefinin para politikasını gevşetmek amacıyla yükseltildiği iddiasını reddetti. Şimşek, enerji, tarım ve diğer emtia fiyatlarındaki değişimlerle zorlu jeopolitik koşulların programdaki tahminleri etkilediğini belirterek, koşullar değiştiğinde tahminlerin de değişebileceğini ifade etti.
Serbest kur için üç koşul
Şimşek, serbest dalgalı kur rejimine dönmenin arzu edilir olduğunu, çünkü bu sistemin ekonomik şoklara karşı tampon işlevi gördüğünü söyledi. Ancak böyle bir dönüş için enflasyonun düşmesi, enflasyon beklentilerinin daha sağlam biçimde çıpalanması ve çift yönlü döviz akışının oluşması gerektiğini belirtti.
Serbest kura dönüş konusundaki tartışmaların yakın zamanda değişiklik yapılacağı anlamına gelmediğini ve bu yöndeki spekülasyonların dayanaksız olduğunu söyleyen Şimşek, günlük kur politikasının Merkez Bankası tarafından yürütüldüğünü aktardı. Orta Vadeli Program'ın nötr reel kur varsayımına dayandığını belirten Şimşek, kur üzerine bahis yapmadıklarını ifade etti.
Yasa dışı finansmanla mücadele
Türkiye'nin yasa dışı finansman, terörün finansmanı, kara para aklama, yaptırımlardan kaçınma ve her türlü yasa dışı ticaretle mücadele konusunda kararlı olduğunu belirten Şimşek, ortaklar ve müttefiklerle, özellikle ABD ile yakın iş birliği ve etkin bilgi paylaşımının sürdüğünü söyledi.
Türkiye'de faaliyet gösteren tüm şirketlerin ulusal düzenlemelere eksiksiz uyması ve yaptırımlardan kaçınması gerektiğini vurgulayan Şimşek, ABD Hazine Bakanlığının son açıklamaları ile iddiaların yetkili makamlar tarafından hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiğini belirtti.
İran doğal gaz ödemeleri
Şimşek, İran ve Rusya gibi komşu ülkelerle yapılan doğal gaz sözleşmelerinin uzun vadeli olduğunu ve bazı anlaşmaların onlarca yıldır yürürlükte bulunduğunu söyledi.
İran'a doğal gaz için doğrudan ödeme yapılmadığını belirten Şimşek, ABD ile yürürlükte bulunan anlayış çerçevesinde paranın sıkı biçimde düzenlenen bir hesapta tutulduğunu ve ödemelerin yalnızca gıda ile ilaç gibi ürünler için yapılabildiğini ifade etti. Doğal gaz ödemelerinin yönetimini düzenleyen yerleşik bir çerçeve bulunduğunu kaydetti.
İran'ın Türkiye'nin doğal gaz ithalatındaki payının görece küçük olduğunu belirten Şimşek, alternatif tedarik kaynakları ve depolama kapasitesine önemli yatırımlar yapıldığını söyledi. Şimşek, ABD'nin Türkiye'nin başlıca sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikçilerinden biri haline geldiğini de aktardı.
Konut ve seçici kredi desteği
Şimşek, deprem bölgesindeki yeniden imar çalışmaları için 104 milyar dolar yatırım yapıldığını belirtti. Bu yıl 621 bin konutun teslim edildiğini veya teslim edilmesinin planlandığını söyleyen Şimşek, depremden etkilenen illerde kira enflasyonunun yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunduğunu, diğer bölgelerde ise yüzde 50-60 aralığına çıktığını ifade etti.
Arz yönlü tedbirlerin konut ve kira maliyetleri üzerinde önemli fark oluşturduğunu belirten Şimşek, hükümetin konut ve kira giderlerini hafifletmek amacıyla kamu kaynaklarıyla finanse edilen 750 bin sosyal konut yapmayı planladığını söyledi.
Seçici kredi programlarının imalatçılar, çiftçiler, küçük işletmeler ve teknoloji yatırımlarını desteklediğini belirten Şimşek, bu uygulamaların istihdamın korunmasına ve yeni iş alanları oluşturulmasına katkı verdiğini ifade etti.
Şimşek, ekonomik programın nihai amacının sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımı yoluyla Türkiye'de yaşayan insanların yaşam standartlarını yükseltmek olduğunu söyledi.