Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, ülkede aylardır süren ve son haftalarda şiddete dönüşen protestolara ilişkin sert mesajlar verdi. Rama, 5 Kasım'da Tiran'da Avrupa Birliği'nin (AB) Arnavutluk Büyükelçisi Sofia Moreira de Sousa ile birlikte Avrupa Komisyonu'nun 2026 ilerleme raporuna ilişkin düzenlediği basın toplantısında, protestocuların istifa talebine yanıt verdi.
Videoda Rama, "Bir kez daha açıkça söyleyeyim: Halkla sözleşmesi olan, demokratik yollarla seçilmiş bir başbakanın istifası hiçbir koşulda sokak tarafından dayatılamaz" diyor. Arnavutluk devlet ajansı ATSH'nin aktardığına göre Rama, kendi durumunda bir özelliğin daha bulunduğunu belirterek AB üyelik müzakerelerinin "son kilometresine" girildiğini söyledi. Rama, müzakereleri 2027 sonunda kapatmanın "iddialı ama ulaşılabilir" bir hedef olduğunu vurguladı.
Rama'ya göre bu hedefe, "tehditkâr şarkılar, molotofkokteylleri, taşlar ve bu ulusal misyonla hiçbir ilgisi olmayan gündemler" peşinde koşarak değil, santim santim odaklanarak ulaşılabilir.
Bir tatil köyü projesiyle başlayan protestolar
Arnavutluk'taki gösteriler, 31 Mayıs'ta ülkenin güneyindeki Zvërnec'te koruma altındaki bir alanda yapılması planlanan lüks tatil köyü projesine tepkiyle başladı. Euronews'in haberine göre proje, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'la bağlantılı bir girişimle ilişkilendiriliyor. Hükümet ise projenin turizm sektörü ve AB üyelik süreci için dönüştürücü olacağını savunuyor.
Haziran'da büyüyen protestolarda göstericiler; hükümetin istifası, stratejik yatırımcılara tanınan özel statünün kaldırılması, "Dağ Paketi"nin geri çekilmesi ile Korunan Alanlar Kanunu ve Kültürel Miras Kanunu'ndaki değişikliklerin iptali olmak üzere beş talep sıraladı. Balkan Araştırmacı Habercilik Ağı'na (BIRN) göre gösteriler zamanla hükümetin "yolsuzluk ve ekonomik kötü yönetim" gerekçesiyle istifası talebine dönüştü. Ekim'de polis ile genç göstericiler arasında her gün çatışmalar yaşandı; 13 Ekim'de Eğitim Bakanlığı önünde başlayan öğrenci eylemleri de protestolara yeni bir ivme kazandırdı.

Hükümet, 28 Ekim'de yürürlüğe giren ve Rama'nın "şiddete ve kentsel anarşiye karşı paket" olarak nitelendirdiği yeni düzenlemelerle karşılık verdi. Düzenleme, dağılma emrine uymamak ve yüzü gizlemek için katılımcı başına 5 bin avroya kadar para cezası öngörüyor. BIRN'in aktardığına göre polis, yolu kapatıp trafiği engelledikleri gerekçesiyle son günlerde 83 göstericiye ceza kesti. 15 sivil toplum kuruluşu ise yasanın anayasal hak ve özgürlükleri ihlal ettiğini savundu.
"Tahran'daki suç rejiminin elleri bulvarda"
Bu videoda Rama, yabancı aktörlerin protestolara müdahalesiyle alay etmenin kolay olduğunu, ancak bu müdahalenin "haziran protestosundan bugüne kadar gerçek" olduğunu söylüyor. Rama, "Protestoları İran'ın organize ettiğini hiçbir zaman söylemedim. Söylediğim şey, Tahran'daki suç rejiminin ellerinin orada, bulvarda olduğu ve bunun kanıtlarının bulunduğudur" dedi. Rama, demokratik ülkelere yönelik kötü niyetli müdahaleler hakkında konuşan tanınmış bir Fransız ismin birkaç gün önce Arnavutluk'un da bu hibrit savaşın parçası olduğunu açıkça söylediğini hatırlattı.
Arnavutluk Radyo Televizyonu'nun (RTSH) aktardığına göre Rama, haziran ayındaki kitlesel protestolarla sonradan "taşlar ve molotoflarla" şiddete dönüşen bulvar eylemleri arasında ayrım yaptı. Hükümetin vatandaşların kaygılarına yanıt olarak şeffaflık adımları attığını, temel gıda fiyatlarını düşürdüğünü ve akaryakıttaki dolaşım vergisini indirdiğini söyledi. Rama, Arnavutluk'taki protestoların Sırbistan'daki öğrenci hareketiyle karşılaştırılmasına da "iki ayrı gerçeklik" diyerek karşı çıktı.
İran ile ilişkiler 2022'den beri kopuk
Arnavutluk, Temmuz 2022'de hükümetin dijital hizmetlerini geçici olarak çökerten siber saldırının ardından 7 Eylül 2022'de İran ile diplomatik ilişkilerini kesmiş, İranlı diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 24 saat süre vermişti. Rama, saldırının arkasında Tahran'ın bulunduğuna dair "tartışılmaz kanıtlar" olduğunu söylemiş, İran ise suçlamaları "asılsız" bularak reddetmişti.
Rama, haziran ayında da İran kaynaklı siber saldırıların dezenformasyonun yayılmasından sorumlu olduğunu öne sürmüştü. Rama, sosyal medyada yayılan "Rama ik" (Rama git) sloganına atıfla, "Tahran'daki ayetullahlar hükümetinin bile bulvar protestosuna katıldığını" söyleyerek İran'ı ironiyle eleştirmiş, Arnavutluk'ta vatandaşların hükümeti cezalandırılma korkusu olmadan protesto edebildiğini vurgulamıştı.
Videolar: Clash Report. Fotoğraflar: Wikimedia Commons (Matti Blume, Albinfo)